Savcılık: Polislerin suçu yok, Gülsüm Elvan kolunu kendisi kırmış olabilir » DevhaberDevhaber

28 Şubat 2024 - 18:52

Savcılık: Polislerin suçu yok, Gülsüm Elvan kolunu kendisi kırmış olabilir

Son Güncelleme :

27 Şubat 2019 - 14:43

133 views
Savcılık: Polislerin suçu yok, Gülsüm Elvan kolunu kendisi kırmış olabilir
DEVHABER – Savcılık, Berkin Elvan’ın annesinin kolunun kırılmasına neden olan polisler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Elvan’ın kolunu kendisinin kırmış olabileceğini iddia etti.

 

İşlerine geri dönmek için açlık grevi yapan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek eyleminde Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan’ı gözaltına alırken kolunu kıran polisler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.  

Savcılık, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararında anne Elvan’ın kolunun kırılmasına sebebiyet veren eylemin ne şekilde meydana geldiğinin bilinmediğini öne sürerek Elvan’ın gözaltı sırasında ters hareket nedeniyle kolunu kırmış olabileceğini öne sürdü. 

Gezi Parkı eylemleri sırasında polisin gaz fişeği ile hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm ve kardeşi Özge Elvan, 11 Ağustos 2017 tarihinde Kadıköy’de Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için yapılan destek eyleminde gözaltına alınmıştı. 

GÜLSÜM ELVAN’IN KOLU GÖZALTI SIRASINDA KIRILMIŞTI

Gözaltı işlemi sırasında ters kelepçe takılan anne Elvan’ın kolu kırılmıştı. Elvan saatlerce o şekilde polis aracında bekletilmişti. 

Gözaltı sonrası sağlık kontrolü sırasında sol kolunda kırık tespit edilen Gülsüm Elvan ameliyat olmuş ve bir süre fizik tedavi görmüştü. 

Olayın ardından Gülsüm Elvan avukatları Can Atalay ve Çiğdem Akbulut ile birlikte Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne giderek olayda sorumluluğu bulunan polisler hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na “yaralama, görevi kötüye kullanma ve işkence” suçlarını işledileri gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmuştu. 

 

‘KOLU NASIL KIRILMIŞ TESPİT EDİLEMEDİ’

 

 İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, haklarında şikayet bulunan şüpheli yedi polis hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Savcılık kararında müştekilerin salt iddiası haricinde şüpheli polis memurlarının zor kullanma yetkisine ilişkin sınırı aşarak şüphelileri darp ettiklerine ilişkin somut kanıtların elde edilemediğini belirterek TCK’nun 256. maddesindeki sınırın olayda aşılmadığını, müştekilerin uyarıları dikkate almayarak görevli polislere zorluk çıkarttıklarını ve gözaltına alınmamak için direndikleri bu nedenle zor kullanıldığını öne sürdü.  

Kolu kırılan Gülsüm Elvan’ı suçlayan Savcılık kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararında şu ifadelere yer verdi: 

“Müşteki Gülsüm’ün kolunun kırılmasına sebebiyet veren eylemin ne şekilde meydana geldiğinin bilinmediği, ancak kelepçe takılırken ya da müştekinin arbede sırasında ters bir harekette bulunması nedeniyle de kolunun kırılmış olabileceği, kamera görüntülerinin incelenmesi neticesinde alınan bilirkişi raporuna göre, müştekilerin darp edildiklerine ilişkin herhangi bir görüntünün mevcut olmadığı…”

AVUKATLAR İTİRAZ ETTİ

Elvan’ın avukatları Can Atalay ve Deniz Özen, İstanbul Anadolu Sulh Ceza Hakimliğine sundukları itiraz dilekçelerinde Savcılığın kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararının kaldırılmasını isteyerek şüpheli polisler hakkında kamu davası açılmasını talep etti. 

“SAVCILIK GERÇEKLERİ ÇARPITIYOR”

Dilekçede yapılan eylemin savcılık tarafından yasadışı olarak gösterilmesine itiraz eden avukatlar, anne Gülsüm ve kızı Özge Elvan hakkında söz konusu eyleme katıldıkları gerekçesiyle haklarında açılan davada kesinleşmiş beraat kararı bulunduğunu belirterek “Kamu görevlisine direnme” suçundan iddianame dahi düzenlenmemiş olmasına rağmen Savcılık tarafından öne sürülen hususların hukuka aykırılığı bir yana, somut gerçeklerin dahi çarpıtılması niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır” dedi.  

Dilekçede şüpheli polisler hakkında İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci İdari Dava Dairesi’nin soruşturma izni verdiğine dikkat çekilerek savcılık kararının hukuka aykırı olduğu kaydedildi. 

 

Kaynak : artigercek.com

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.