hediyepatlayan kutu

SON DAKİKA

‘Sanal oyunları yasaklamak yerine, neden oynamaması gerektiğini anlatın’

Bu haber 05 Mayıs 2019 - 9:04 'de eklendi

DEVHABER  – Psikolog Özgül Kılıç, çocukları intihara sürükleyen sanal oyunlara dikkat çekerek, anne ve babaların oyunları yasaklamak yerine, onlara o oyunu neden oynamaması gerektiğini anlatmalarının daha doğru olacağını söyledi.

Hedef kitlesi ergenlik çağındaki çocuklar ve gençler olan mavi balina ve momo isimli oyunlar, Türkiye’de ve birçok yerde çok sayıda çocuğun hayatına son vermesine neden olmaya devam ediyor. Bağımlılık yapan oyunların çocuklar üzerinde oluşturduğu psikolojiyi değerlendiren psikolog Özgül Kılıç, çocukların kendilerini bu tarz oyunlardan koruyabilmesi için ailelerin çocukları doğru eğitmesi gerektiğini söyledi.
EBEVEYNLER DİKKATLİ OLMALI
Bağımlılık yapan oyunların hedef kitlesinin çocuklar olduğunu, hedef kitlenin çocuklar olması durumunda çok daha dikkatli olunması gerektiğini dile getiren Kılıç, oyunların çocukları intihara sürükleme sürecinin sanal dünyada yaşandığını söyledi. Bu tarz oyunları virüs olarak gördüğünü belirten Kılıç, şöyle devam etti: “Çünkü mavi balina oyununu kimse görmedi. Herkes merak ediyor. Herkes arıyor. Ancak kimse bir şey bulamıyor. Bunlar virüstür. Mavi balina tarzı oyunları ben sanal virüsler olarak tanımlıyorum. Özellikle hedef kitleleri gençler ve ergenlik dönemindeki çocuklardır. Yetişkin bir insan oyundan etkilenip intihara sürüklenmiyor. Çocuk kendi akranları ve yaşıtlarıyla sokakta oynamıyorsa, evde sürekli bir odaya kapanıp saatlerce dışarıya çıkmıyorsa, son zamanlarda kişilik özelliklerinde ve karakterinde güçlü değişiklikler yaşandıysa, aileyle yeteri kadar bağ kurmuyorsa, dersleriyle ilgili problemler yaşamaya başladıysa, okulda da aynı tarzda hareket ediyorsa aileler mutlaka dikkatli olmalıdır.”
‘ANNE VE BABA ANLATMALI’
Çocuklar için bilgisayar ve telefon gibi teknolojik cihazların aileleri tarafından yasaklanmaması gerektiğini, ancak onların kontrolü altında olması gerektiğini sözlerine ekleyen Kılıç, çocukların hangi internet sitelerini ziyaret ettiğini ebeveynlerin kontrol etmesinin önemli olduğunu anlattı. Anne ve babaların oyunları yasaklamak yerine, onlara o oyunu neden oynamaması gerektiğini anlatmalarının daha doğru olacağını ifade eden Kılıç, “Yasaklamalar çocuklarda her zaman ilgi çeker. Oyun oynama diyoruz, ancak oyunu neden oynamaması gerektiğini söylemiyoruz. Çocuklar elbette teknolojiden faydalansınlar ama teknoloji bazen insanı yalnızlaştırır. Özellikle de gençleri, internet alanı aslında çok tehlikeli bir alandır. Bir o kadar da faydalıdır. Çocuğun neyi nasıl kullanabileceğinin kılavuzu anne ve babadır. Anne ve babalar çocukları eğitmeli ve belirli konularda yasaklamadan sınırlamalıdır. Yasaklar her zaman tabuya dönüşüyor. Açıklayıcı olmuyor. Çocuğu hayatın her alanında anne ve baba koruyamaz. Ama anne ve baba çocuğun kendisini neye karşı koruması gerektiğini öğretirse, yaşam boyu yanlış tercihlerde bulunmaz” diye belirtti.
‘AİLELER ÇOCUKLARI DİNLEMELİ’
Çocuklar için güvenli alanın sadece ailenin yanı olmadığını, iyi eğitilmiş çocukların kendilerine güvenli alanlar oluşturabileceğini vurgulayan Kılıç, şöyle devam etti: “Ancak son zamanlarda dışarıdaki kötü ortamdan dolayı ‘çocuklarımızı dışarı bırakamıyoruz’ diye feryat eden aileler güvensizliklerini korkuyla birleştiriyorlar ve bu durum çocuklara olumsuz yansıyor. Mavi balina tarzı gibi oyunlardaki yönlendirme de hipnotize etme var. Çocuk kendini var etmek için karşıdan aldığı talimatları yerine getirmek ister. Çünkü kendisini oyunun içinde önemli hissediyor. Her talimat verildiğinde başka bir aşamaya geçiliyor. Çocuklar sınırsız bir dünya isterler ama anne ve baba çocuklara yasaklamanın ötesinde birey olarak bağ kurarsa, onları yadırgamadan dinlerlerse bu bile onlar için çok önemlidir. Aileler çocuğun kendisini ifade etmesine izin vermelidir. Eleştirilen çocuk güvensiz olur ve güvensiz olan çocuk bu güveni başka bir yerde mesela oyunun içinde kanıtlamak ister.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.