Kürt anasını görmesin kayyum’u görsün » DevhaberDevhaber

3 Ekim 2022 - 20:18

Kürt anasını görmesin kayyum’u görsün

Son Güncelleme :

08 Ağustos 2022 - 15:13

57 views
Kürt anasını görmesin kayyum’u görsün

Kayyum politikasını 2016’da gayrı yasal yollarla hayatımıza soktular. Kayyumları tüm topluma ‘Kurtarıcı’ diye anlattılar. Kayyumlarla beraber tüm çileler bitecek, halk huzura erecekti. Diyarbakır, Mardin ve Van başta olmak üzere tüm Kürt il ve ilçelerine büyük yatırımlar yapılacaktı. Evet, yatırımlar yapıldı ama halka değil, kendi ceplerine devasa yatırımlar yaptılar.

Hatta kayyumlar öyle bir hale geldi ki, 2019’da Dersim’de kayyumun elini sıkmayan iki genç gözaltına altına alındı. Van’da kayyumun önünde ayağa kalkmadı diye Egit Demirkaya isimli memur Yozgat’a sürgüne gönderildi. Çünkü Kürt illerinde Kayyum demek devlet demekti.

Aralarında benim de bulunduğum birçok gazeteci kayyumları eleştirdi diye mahkemelerde yargılandı.

Bir İçişleri Bakanı düşünün, ‘Terör’ gerekçesiyle seçilen belediye başkanlarını içeri alıyor ve yerlerine şu günlerde ‘FETÖ’ örgütünün üyesi oldukları iddiası ile ihraç ettiği kayyumları atıyor.

Hem de OHAL döneminde, kendi tabirleriyle ‘FETÖ ile mücadele’ ederken bunları yapıyorlar. Daha burnunun ucunu göremeyenler bu mücadeleyi nasıl yapıyorlarmış, ihraç edilen kayyumlar vesilesiyle bir kez daha anladık.

İçişleri Bakanı, şimdi ‘FETÖ’den ihraç ettiği İpekyolu Kayyumu Cemil Öztürk’e 2018 yılında ‘Başarı’ ödülünü kendi elleriyle vermemiş miydi?

Nasıl bir FETÖ ile mücadele ise, adamları önce kayyum olarak atıyorlar, sonra da FETÖ’cü diye bulundukları görevlerden ihraç ediyorlar. ‘Belediyeler Kürtlerde olmasın da kimde olursa olsun’ diye düşündükleri için sonuçları da böyle felaket oluyor.

‘Siyasi kırım’ diyebileceğimiz kayyum atamaları ile belediyelerde son yılların en büyük yolsuzlukları yaşandı.

Bir değil, iki değil, üç değil…

Mardin’in Nusaybin ilçesinin kaymakamı Emrullah Temizkan, 2021’de, Bitlis’in Güroymak ilçesinin kaymakamı Muhammed Furkan Sancaktutar 2020’de görevli oldukları ilçelerin kayyumu iken  ‘FETÖ’cü oldukları gerekçesiyle ihraç edildi.

2018 yılında Van’ın Saray İlçesinde HDP’li Belediyeye kayyum olarak atanan Kaymakam İbrahim Bayır ‘FETÖ’ gerekçesiyle gözaltına alındı.

Van İpekyol’una atanan ilk kayyum Cemil Öztürk ve 2019 yılında atanan kayyum Sinan Aslan ‘FETÖ’ bağlantısı ile ihraç edildi.

Aynı belediyeye iki defa ‘FETÖ’cüler kayyum olarak atanıyor ve bizim cevval İçişleri Bakanı arkasındaki istihbarat gücüne rağmen bunları görmüyor. Bizim de buna inanmamızı bekliyorlar.

Bu kişiler iki üç yıl kayyum olarak görevde kalıyorlar, FETÖ’cü olduklarını fark etmiyorlar, hatta başka yerlere kaymakam olarak atayarak görevlerine devamını sağlıyorlar ve çok sonra ‘Aa bunlar FETÖ’cüymüş’ diyerek gözaltına alıyor ya da ihraç ediyorlar.

Bu kadar tesadüf olmaz da, hadi diyelim kayyumlar kripto ‘FETÖ’cü çıktı. Peki, onların ‘Örgütle iltisaklı’ diyerek işinden aşından ettiği mağdur insanlar ne olacak?

Ya da kayyumlar iddia ettiğiniz gibi ‘FETÖ’cü ise onların yaptığı tüm işlemlerin durdurulması gerekmiyor mu?

Söz konusu kayyumlar döneminde belediyelerde yapılan yolsuzluklara ilişkin bir soruşturma başlatılacak mı? Onların belediyelere yerleştirdiği müdür ve diğer personeller için de bir işlem yapacak mısınız?

Hayır, bunları yapmayacaklar.

İstanbul Büyükşehir Belediyesine alınan birkaç emekçiyi ‘Örgütçü’ ilan ederek soruşturma başlatan İçişleri Bakanının kendisi ‘FETÖ’cüleri kayyum olarak atıyor.

İşte tüm bu Kürt karşıtı politikaların sonuçlarını görüyoruz şimdi. ‘Kürt anasını görmesin, kayyum’u görsün’ politikası nerelere kadar vardı. Demokrasiye bu kadar darbe vurursanız, bir daha bu işin içinden çıkamazsınız.

Bir kayyum fıkrası ile bitirelim, hiç olmazsa benzeştirilmiş bir fıkra:

Bizim belediyelere atanan bir kayyum gidip meydandaki kahveye oturmuş. Çaylar içilirken birden herkesin dikkati başka bir yöne kaymış. Gelen bir atlı… Bunu gören köylüler kayyumu bırakıp telaşa kapılmışlar:
-Ormancı geliyor…  Ormancı geliyor…
Herkes telaşla oradan buraya koşturunca, kayyum masada yaşlı bir amca ile tek başına kalmış.
Yaşlı amca sormuş:
-Sen hangi okula kadar okudun?
Kayyum fakülte demiş, şu demiş, bu demiş. Anlatmış da anlatmış ama bizim yaşlı amca bir şey anlamamış.
Biraz düşündükten sonra demiş ki: “Keşke biraz daha okuyup da bu memlekete bizim ormancı gibi faydalı biri olsaydın!”
Velhasıl, kayyum politikasının bu memlekete yararı olmadı ama zararı çok büyük oldu. Güvenlikçi politikalar ile uygulanan demokrasi dışı bu yöntem iflas etti..

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.