Hırsız değil işçiler » DevhaberDevhaber

18 Haziran 2021 - 06:50

Hırsız değil işçiler

Hırsız değil işçiler
Son Güncelleme :

18 Mayıs 2021 - 18:24

58 views

DEVHABER- Gaziantep’te iddiaya göre kod 46 bahanesiyle Angel Halı fabrikasındaki işlerine son verilen 63  emekçinin hak arama mücadelesindeki direnişleri devam ediyor.

Geçtiğimiz günlerde Gaziantep’te Angel Halı fabrikasındaki işçiler fabrika girişinde telefonlarını teslim etmek istemeyince işyerine alınmamıştı. Duruma tepki gösteren emekçiler fabrika önün beklemeye başlamıştı. Yaklaşık 60 işçi direnişinin 3.gününde kod 46  (işçinin hırsızlık yapması ve işverenin meslek sırlarını deşifre etmesi) bahanesiyle tazminatsız bir şekilde işten çıkarılmıştı. Haksız yere işlerine son verildiğini söyleyen emekçiler haklarını savunmak için fabrika önünde durumu protesto etti. İşçiler adalet yerini bulana kadar direnişlerinin devam edeceğini belirtti.

 

DİSK- Tekstil İşçileri Sendikası Gaziantep Bölge Temsilcisi Mehmet Türkmen konuya ilişkin şunları aktardı:

Kovid 19 salgını boyunca, Başpınar OSB’ninn hemen her fabrikasında işçiler pek çok haksızlığa uğradı. Virüs çıkan işyerlerinde işçiler çalışmaya zorlandı. Tam kapanma döneminde bile Organize Sanayinin tamamı üretime devam etti. Onlarca, yüzlerce kovid vakasının olduğu, işçilerin kovid’den öldüğü fabrikalarda bile üretime hiç ara verilmedi. İşçiler açlıktan ölmekle, salgından ölmek arasında seçim yapmaya zorlandılar.

Sendikalaşma önündeki engeller arttı. Maaşlara yapılan düşük zamlarla işçiler açlığa mahkum edildi. Pazar mesaileri fiilen zorunlu hale geldi. Bir çok işyerinde işçilerin telefonlarına dahi el konmak istendi. Bu koşullara karşı çıkan işçiler ise ya Kod 29 ile tazminatsız  işten atıldı ya da ücretsiz izne gönderilerek açlığa mahkum edildi.  Son bir senede Başpınar OSB’de binlerce işçi Kod 29 ile işten atıldı. İşçiler için böyle ağır bedelleri olan aynı pandemi doneminde, bunu fırsata çeviren Başpınar OSB patronları ise kar oranı ve ihracatta rekorlar kırarak, zenginliklerine zenginlik kattılar.

Bu patronlardan biri de Angel Halı ve Stefany Halı Patronu. Angel Halı, fabrikasına yeni makineler alıp, fabrika sayısını artırırken, işçileri pazar günleri zorla 12 saat çalıştırdı, işçilerin mola süresini düşürdü, elden kayıt dışı para vermeye devam etti, üstüne işçilerin telefonuna el koymaya, iletişim hakkını gasp etmeye çalıştı. İşçiler, kişisel, içinde şahsi bilgilerinin bulunduğu telefonlarını teslim etmek istemeyince işe alınmadılar. Kapı önünde bekletilen vardiya, fabrikaya girip iş başı yapmayı beklerken, Angel Halı patronu içerideki vardiyayı da dışarı çıkardı ve makineleri kapattı. Üç gün boyunca fabrikaya alınmayan ve işe gelmeleri için servis dahi çıkarılmayan toplam 63 işçi ardından Kod 46 ile, yani hırzılık suçlamasıyla işten çıkarıldı.

Pandemi döneminde yürürlüğe giren sözde işçi çıkarma yasağını, patronlar Kod 29’u kullanarak işçileri tazminatsız işten atmanın aracı haline getirdi. Kod 29, işçilerin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışları gerekçesiyle tazminatsız şekilde işten atıldığı madde. Genel bir ifade olduğu ve belirsizlikler yarattığı sebebiyle Kod 29 geçtiğimiz aylarda farklı kodlara bölündü ve bu kodların her biri farklı suçları niteler hale getirildi. Angel Halı patronunun işçileri atarken kullandığı madde ise Kod 46, yani hırsızlık ve işverenin bilgilerini deşifre etme. İşçi çıkarma yasağını fırsata çeviren, işçileri tazminatsız işten atan, işçilerin yıllarca biriken emeğine göz diken, işçilere iftira atıp kapı önüne koyan patronların arasına Angel Halı patronu da eklendi. Angel Halı patronunun gözü öylesine dönmüş ki işçileri hırsızlıkla suçlayıp işten attığı yetmiyor, diğer bölümlerde çalışan işçilere, “ben onları Kod 46 ile çıkardım, aylıklarını da yatırmayacağım. Onları süründüreceğim, rezil edeceğim” diyor.

Bu ifadeler Başpınar’da  patronların işçilere hangi gözle baktığının çarpıcı bir örneği.  Angel Halı patronu işçilere ‘Ben seni açlığa mahkum ederim.  Elden para da veririm, sigortanı da düşük gösteririm. Salgın da olsa gelip emrimde çalışacaksın. Yemekleri beğenmiyorsan kapı orada. Senin telefonuna el koyarım, hastan da olsa, cenazen de olsa ben izin vermezsem kimse sana ulaşamz, haberin bile olmaz. Ben sana istediğim iftirayı atarım, ister hırsız derim, ister katil. Sen benim kölemsin’ diyor. Angel Halı patronu resmen, ‘ben keyfime göre işçilerin bütün haklarını gasp ederim. İstediğim her yasayı çiğnerim. İşçilerin şerefini ve onurunu istediğim gibi çiğnerim, istediğim iftirayı atarım. Paralarını, tazminatlarını ve haklarını istediğim gibi çalarım, gasp ederim ve kimse de bana karışamaz. Kimse de bana hesap soramaz’ diyor.  Bu ülkede, bu şehirde yasaları korumakla görevli olanlar, bu kentin valisi, savcıları, milletvekilleri buna diyorlar acaba? Angel Halı işçilerine yapılanlar ulusal basına yansıdı, sosyal medyada gündem oldu. Eğer hala duymadılar, işitmedilerse burdan bir kez daha duyuralım ve seslenelim.  T.C. yasalarını ve Anayasal hakları ayakları altına alan, 63 işçinin ekmeğiyle oynayıp, yasal haklarını gaspedip, bir de üstüne iftira atarak onurlarını lekelemek isteyen bu patrona “dur bakalım, burası dağ başı mı?” diyecek ve hasap soracak mısınız? Yoksa Yasin Kaplan’da ve Güven Boya’da olduğu gibi, bu kentin işçisi olan ve bu ülkenin yurttaşı olan 63 işçinin haklarının çiğnenmesine, ekmeğiyle ve onuruyla oynanmasına seyirci mi kalacaksınız?

Patron her suçu işlemekte özgür olduğunu düşünüyor. Elden para veriyor, zorla mesai dayatıyor, işçilere iftira atıyor. Ancak söylediği yalanın inandırıcı olmadığını anlamış olmalı ki, işçileri hırsızlıkla suçladıktan sonra bir de yasa dışı grev yapmaktan dolayı işten atıyor. Yani işçileri fabrikaya almıyor, içeride çalışanları da çıkarıp makineleri durduruyor, arkasından işçileri üretim durdurmakla suçluyor.

Ortada hırsızlık varsa bu suçu da işçiler değil patron işlemiştir. Patron işçilerin telefonuna el koymak istemiştir. Patron işçiler kapı önünde beklerken, şahsi eşyalarının bulunduğu dolapların kilidini kırarak eşyalarıbir kenara atmıştır. Patron işçilerin çalışarak kazandıkları aylıkları bile vermeyeceğini söylemiştir. Ortada bir suç varsa o da işe geri alınmak için bekleyen işçilerin değil, işçi çıkarma yasağı olduğu halde makineleri zorla kapattırıp işçileri dışarı atan, patronun suçudur.

Ancak Angel Halı patronu ve Başpınar OSB’yi suç cennetine, köe kampına çecvirmek isteyen patronlar Başpınarın babalarının çiftliği olmadığını öğrenmleri gerekiyor.  İşçilere köle muamelesi yapamayacaklarını öğrenecekler. Çalışma koşullarına itiraz eden işçileri kafasına göre işten atamayacaklarını öğrenecekler. İşçilere iftira atamayacaklarını öğrenecekler.

Anlaşılan o ki, görevi bu olanlar, yasaları korumaktan sorumlu olanlar, patronları üzmemek için bu suçlara göz yummaya devem edecekler. Ama biz işçiler bu zulme, bu adaletsizliğe boyun eğmeyeceğiz. Patronlara ve onların her suçuna alet olan müdürlere, yöneticilere, işçilerin de insan olduğunu,köle olmadıklarını,  haklarının olduğunu, onurlarının olduğunu ve işçilere ve onların haklarına saygı duymaları gerektiğini öğretene kadar mücade etmekten vazgeçmeyeceğiz.

Buradan kamuoyuna da, Antep’in yetkililerine de, siyasilerine de, Angel Halı ve Stefany Halı ile iş yapan, sipariş veren uluslararası firmalara ve bu tür işyerlerinin işçi haklarını güvenceye alan uluslararası sözleşmelere uyup uymadıklaırnı denetlemekle görevli olan uluslararası kurumlara da sesleniyoruz. Angel Halı patronunun işlediği bu suçlara ortak olmayın.

Buradan Çalışma Bakanlığına da sesleniyoruz. Kod 29 isim değiştirmiş olabilir ancak patronların elinde işçilere karşı silah olarak kullanılmaya devam ediyor. İşveren işçiye istediği iftirayı atıyor ve kanıtlama ihtiyacı bile duymuyor. İşçiler senelerce mahkemelerde suç işlemediğini kanıtlamaya çalışıyor. İş yasasının bu maddesi  işverenin keyfi şekilde kullanamayacağı şekilde düzenlenmelidir. Ortada bir suç varsa bu suç patron tarafından kanıtlanmalıdır. İşten atılmalar gerçek anlamda yasaklanmalıdır.

 

Buradan Başpınar’da çalışan diğer işçilere de sesleniyoruz. Patronların pervasız uygulamalarına daha fazla sessiz kalmayalım. Dün Yasin Kaplan Halı ve Güven Boya işçilerinin başına gelen, bugün Angel Halı işçilerinin başına gelen,  yarın başka fabrikalarda çalışan başka işçilerin başına gelecek.

Birlik olalım, örgütlenelim, sendikalı olalım. Patronlara suç işleme özgürlüğü tanıyan, işçileri kölelik ve açlık koşullarına mahkum eden bu yasaların ve bu düzenin değişmesi için mücadele edelim. Angel Halı işçilerinin haklı mücadelesine sahip çıkalım.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.