hediyepatlayan kutu

SON DAKİKA

Diyarbakır patlama davasında Davutoğlu’nun dinlenmesi talebi reddedildi

Bu haber 20 Eylül 2019 - 12:33 'de eklendi

DEVHABER – 5 Haziran Diyarbakır katliamı davasında sanık avukatların, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun tanık olarak dinlenmesi talebi reddedildi.

5 kişinin yaşamını yitirdiği, onlarca kişinin yaralandığı 5 Haziran Diyarbakır katliamı davasının 22. duruşması görüldü.

Güvenlik gerekçesiyle Ankara’ya nakledilen dava, Ankara Batı Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor.

Tutuklu sanıklar Orhan Gönder, İsmail Korkmaz ve Mustafa Kılınç duruşmaya SEGBİS ile katıldı. Tutuksuz sanık Burhan Gök ise gelmedi.

Duruşmaya, patlamada iki bacağını kaybeden ve müdahillik talebi ancak 20. duruşmada kabul edilen Lisa Çalan, saldırıda yaralanan Mehmet Özcan ve Sabahattin Bekçi ile patlamada yaşamını yitiren Necati Kurul’un ağabeyi Hayati Kurul, 17 yaşındaki Civan Arslan’ın babası Şaban Arslan ve annesi Zeynep Arslan ile avukatları da katıldı.

Duruşmayı HDP Adana Milletvekili Kemal Peköz ile HDP, ESP, SGDF, Keskesor LGBTİ üye ve yöneticileri takip etti.

Bir önceki duruşmada, aralarında Lisa Çalan’ın da bulunduğu 13 mağdurun ifadelerinin yer aldığı ek iddianame dosyaya eklenmişti. Mahkeme heyeti başkanı, birleştirilen bu dosyaya dair sanıkların savunmasını istedi.

Sanık Mustafa Kılınç, “Benim olayla ilgim alakam olmamıştır. Suçlu bulunursam, size şeref sözü veriyorum bana iki kat ceza verin” ifadelerini kullandı.
Kılınç konuşurken, Civan Arslan’ın annesi Zeynep Arslan ayağa kalkarak, “Musto katil” diye bağırdı. Hakimin söz vermeden konuşmayın uyarısı üzerine Lisa Çalan da tartışmaya dahil oldu. Hakim, “Müdahale ederseniz çıkarırım dışarı” diye uyarıda bulundu.
Orhan Gönder de suçlamaları reddederken, “Üzerime iftira atıldı” diye konuştu.
İsmail Korkmaz, “Bizim vekilimiz Allah, başka kimse yok. Bizi dava ilgilendirmiyor, Recep Tayyip Erdoğan ilgilendirmiyor, HDP ilgilendirmiyor. Bizim derdimiz ailemiz, geçimimiz” diyerek, suçlamaları reddetti.

 

AHMET DAVUTOĞLU TANIK OLARAK DİNLENSİN

 

Orhan Gönder’in avukatı Savaş Kaya, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun “7 Haziran-1 Kasım tarihleri arasında eski defterler açılırsa birçok insan insan yüzüne çıkamaz” sözlerini hatırlattı. Reyhanlı, Suruç, Diyarbakır, Ankara Gar patlamalarını anımsatan Kaya, Davutoğlu’nun konuşmasına işaret ederek, “Türkiye’yi yönetenler tarafından hukuksuz bir şeyler yapıldığını dinledik” dedi.
Bu işin bir gizli servis işi olduğu söyleyen Kaya, daha önce dinlenen Orhan Gönder’in annesinin, dönemin Başbakanı Davutoğlu ile görüştüğünü, oğlunun kaçırıldığını, Adıyaman’daki IŞİD hücrelerine Türkiye’yi yönetenlerin göz yumduklarını ve teşvik ettiklerini söylediğini aktardı. Kaya, “Müşteki avukatlar da bu işi Orhan Gönder’in yapmış olamayacağını ısrarla söylediler. Kimse de siz nereden biliyorsunuz diye sormadı. Ahmet Davutoğlu, dava konusu olayın kimler tarafından nasıl işlendiğini bilmektedir, huzurda tanık olarak dinlenmesini istiyoruz” dedi.

 

LİSA ÇALAN: KANAYAN BACAKLARIMLA GELDİM, DUYMADINIZ

 

Ardından mağdurlar söz aldı. Lisa Çalan, “3 yıldır her mahkemeye geliyorum. Kimi zaman sandalyede kimi zaman kanayan bacaklarımla geldim ama burada sizler bizi duymadınız, sağır davrandınız. Yer yer katillere övgüler yağdırabildiniz. Bir türlü size sesimizi duyuramadık. Hala da duyuramıyoruz. Ben 4 yıldır acı çekiyorum. 4 yıldır bacaklarım yaralı. Olmayan iki bacağımın ağrısını çekiyorum. Kulaklarımda sürekli bir ses. Düzelmiyor iyileşmiyor. Hiçbirimiz iyileşmiyoruz. Dönemin valisi, başbakanı, TEM, cumhurbaşkanı hepsinden davacıyım” diye konuştu.
İlk kez ifade veren Mehmet Özcan da “Ben 2.5 yıl yatakta kaldım. Her iki ayağımda platin var. Her şeyimi kaybettim. Bankalara borçluyum. Arkasında kim varsa ortaya çıksın” dedi.
17 yaşındaki Civan Arslan’ın babası Şaban Arslan, “Ben 4 yıldır oğlumu bekliyorum. Balkonda oğlumuz gelir mi acaba diye bekliyoruz. Oğlumu zor şartlarda yetiştirdim. Bunlar maşa mı oldu ne oldu bilmiyorum, size güvenerek gereken neyse cezanın verilmesini istiyorum” dedi.

Mağdurlar avukatlarından Zülfü Dündar, Orhan Gönder’in avukatı Savaş Kaya’nın açıklamalarına yanıt vererek, “Biz Orhan Gönder ile hareket eden başkaları da var diyoruz” dedi.
Bunun üzerine Gönder, “Başın göğe mi erdi” diye araya girdi.

 

İKTİDAR POLİTİKASI OLMADAN MÜMKÜN DEĞİL

 

Müşteki avukatlarından Kazım Bayraktar, “İlhamı Balı yıllardır Türkiye üzerinden selefi cihatçı çeteleri malzemeleriyle birlikte Suriye’ye nakli konusunda görev yapan, aynı zamanda bu görevi yaparken de devletin belli birimleriyle ilişkisi olan bir sanık. İlhami Balı’nın bu dosyadaki tapelerine baktığınızda binlerce sayfa, yıllardır görüşmeler var. Görüşmelerin hepsi Türkiye’nin belli noktalarına gelen çete üyelerinin oradan Suriye’ye nakline dair. Türkiye’nin resmi olarak terör örgütü olarak kabul ettiği bu çetelerin, on binlerce insanın Türkiye üzerinden gidip gelebilmesi için devletin içinde bir takım birimlerle işbirliği yapması gerekir. Bir iktidar politikası olmadan bu mümkün değil” diye konuştu.

Ahmet Davutoğlu’nun o döneme dair çok şey bildiğini söyleyen Av. Bayraktar, “Bu bildiklerini kuşkusuz açıklaması gerekiyor. Buraya tanık olarak çağırsak kabul etmezsiniz biliyoruz” dedi.
İlhamı Balı’nın Ankara’da bir otelde ağırlandığı yönündeki haberleri hatırlatan Bayraktar, yine subaylarla konuştuğu, subayları azarladığı tapeleri anımsattı. Bayraktar, “Tüm bu bilgiler Orhan Gönder’in katil olmadığını ortaya çıkarmaz, IŞİD tetikçilerinden birisi Balı ise birisi de Orhan Gönder’dir. Davutoğlu’nun açıklaması Gönder’i aklamıyor” diye konuştu.

 

İLHAMI BALI’NIN EŞİ DİNLENSİN

 

Deniz Büyükçebi ve Halil İbrahim Durgun’un eşlerinin tanık olarak dinlendikleri duruşmalarda ortaya çıkan bilgiler üzerine tutuklandıklarını hatırlatan Av. Bayraktar, İlhami Balı’nın eşi Hülya Balı’nın MİT tarafından yakalandığı haberlerini aktardı. Bayraktar, Hülya Balı’nın ifadelerinin istenmesini ve tanık olarak duruşmada dinlenmesini talep etti.

Sanıklar İsmail Korkmaz ve Mustafa Kılınç’ın Orhan Gönder’e evi ayarladığı, Antep’te Türkiye ayağını oluşturan geliş gidişlerin başında yer aldığını, malzeme ve insan geçişlerini organize eden Türkiye ayağının yöneticisi olduklarını da belirten Bayraktar, tutukluluklarının devamını talep etti.

 

DAVUTOĞLU TALEBİNE RET

 

Kısa bir aranın ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Ahmet Davutoğlu’nun tanık olarak dinlenmesi talebini, dosyanın esasına katkı sağlamayacağı gerekçesiyle reddetti. Hülya Balı’nın ifadelerinin gönderilmesi için Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı’na müzekkere yazılmasına ve tutuklu sanıkların tutukluluklarının devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 15 Kasım 2019 tarihine erteledi.

 

NE OLMUŞTU?

 

HDP’nin 7 Haziran seçimleri öncesi, 5 Haziran 2015 tarihinde Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda düzenlediği mitinge bombalı saldırı düzenlendi. IŞİD’in saldırısında 5 kişi yaşamını yitirdi, onlarca kişi yaralandı.

Gizlilik kararı altında yürütülen soruşturma sonucunda Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından saldırıyı gerçekleştiren Orhan Gönder ile İsmail Korkmaz, Mustafa Kılınç, Burhan Gök ve İlhami Balı hakkında “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “Nitelikli öldürme”, “Nitelikli öldürmeye teşebbüs” ve “Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma” suçlarından dava açıldı. 5 sanık hakkında 5’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 4 bin 101’er yıldan 6 bin 138’er yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Davada Gönder, Kılınç ve Korkmaz tutuklu yargılanırken, Burhan Gök “suç vasfının lehine değişme ihtimali” nedeniyle 11 Aralık 2018’de görülen 6. duruşmada tahliye edildi. İddianamede, Gök’ün Orhan Gönder ve Mustafa Kılınç’ı Antep’te bir dairede sakladığı, ayrıca IŞİD elemanlarını Suriye’deki kamplara gönderdiği belirtiliyordu.

Burhan Gök ve Mustafa Kılınç yakalandıkları sırada yanlarında bulunan İbrahim El Bakraoui, sınır dışı edildikten sonra 22 Mart 2016’da Brüksel Zaventem Havalimanı’na intihar saldırısı düzenlemişti. Kardeşi Halid El Bakroui ise aynı gün metroda intihar saldırısı düzenledi. Saldırılarda 31 kişiyi yaşamını yitirdi, 260 kişi yaralandı.

Dosyanın firari sanığı İlhami Balı ise Suruç, Ankara Gar ve İstanbul Atatürk Havaalanı katliamlarında da saldırı emrini veren kişi olarak aranıyor.

Kırmızı bültenle aranan Balı’nın MİT tarafından Ankara’da bir otelde saklandığı iddiası gündeme gelmişti. İddiaya göre, İlhami Balı 27-29 Mart 2016 tarihleri arasında beş yıldızlı Ankara Söğütözü Anadolu Oteli’nde kaldı. Balı’ya MİT’in Suriye Masası’nda görevli kod adı Serhan Albayrak ve Irak Dairesi tercümanı Ahmet Özçelik refakat etti.

Avukatların kamu görevlilerinin de yargılanması yönündeki talepleri dikkate alınmadı.

(artigercek)

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.