AŞK NEYDİ » DevhaberDevhaber

21 Eylül 2020 - 05:16

AŞK NEYDİ

AŞK NEYDİ
Son Güncelleme :

31 Ağustos 2020 - 16:51

12 views
Tedirgin dar zamanlarda sevdalara vakit yoktu. Korku gecelerin devamıydı. Dostlar, sevdiklerimiz gözaltına alınıp işkencecilerin zalim bakışları altında dişlerini sıkarken gıcırtıları ulaşır, yardım edememenin sancılarıyla iki büklüm olurduk.
Nergislerin kokusu kaybolmuş en çok da karanfiller küsmüştü.
İdam edilenlerin ipleri elimizde, cellatların parmakları boynumuzdaydı.
Kıbrıs’a kumar oynamaya gidiyordu yeni gözde zenginler ve en çok Sibel Can dinleniyordu.
Kaçak Ali ile Gölbaşı’nda, soğuk bir gecede yan yana oturup sessizliği dinlemiştik. Bir kaçakla yakalansam ne olurdu düşünmemiştim hiç. Ela gözleri insan sıcaklığının en güzel ışıltısını yayıyordu içime. Sesi hüzünlü tınılarla anlatıyordu çocukluğunu.
Yaralı erkekleri sevmeye ilk onunla başladım. Kıvırcık siyah saçları yumuşak elleri sımsıcaktı.
Stravinski dinlemiştik köpek havlamaları eşliğinde ve öpüşmemiştik. Suskunluk iyi gelirdi zaten sözcükler neyi neleri anlatmayı başarıyor ki.
Paltosu geliyor aklıma, savruktu giyiminde. En çok gülüşü kalmış aklımda. Çocuk muzipliğinde.
Antikacılık yapan bir arkadaşına gitmiştik. Gramafonda taş plaklardan Dede Efendi dinlemiş durmadan çay içmiştik. Yüzü kayıp. Kendi gibi güzel dostları vardı.
Gene darbe günleri Ali çok uzaklarda kaldı. Gölbaşı’ndaki geceden sonra görüşmedik bir daha.
Tedirgin ve dar günler başladı yeniden, bütün duyguların harmanlandığı, gelin duvakları ile puşt oğlanların çıldırdığı, nergiz ve karanfillerin kaybolduğu günler.
Yol kenarlarında zakkumlar, yanımızda yöremizde idam geri gelsin sesleri.
İnsan hakları aktivistleri, Gazeteciler, sanatçılar, akademisyenler gene tutuklanıyor, gene işkence haberleri ile başlıyoruz güne.
Hayatım boş bir parşömen kağıdı. Güvenilecek kimse kalmamış dost diyebileceklerim de.
Korkularım yıldız yıldız parlıyor gökyüzünde.
Sevdalar tutukluydu ve dilsiz.
Yalnızlık alışkanlığa dönüşüyor ağulu.
Her alışkanlık gibi kurtulmaya çalışıyorum deli gömleklerinden.
Ne anlamak ne anlaşılmak sadece otlara yatıp gökyüzüne bakmak iyi geliyor.
50 genci astınız da ne oldu? 650 bin gözaltı, 1402’likler. İşsiz kalan onbinlerce insan. Döverek, pencerelerden atılarak, işkencede ölen insanlar.
Küreselleşme savaş istiyor. Yeni hayatlar kurgulamadıkça içimizdeki şiddete kurban edileceğiz. Sadece sizin çocuğunuzun geleceğini düşünmekten vaz geçin. Bu sistem yarış atları yetiştirmenizi bekliyor. Sınavlar korkuya dönüşüyor.
Paranın saltanatı yıkıldığında geriye ne kalır? Yalansız ve ölümsüz bir dünya.
Yargısız infazlar, işkenceler, darbeler, kimliksizleştirme ve asimile politikaları hayatımıza ne kattı?
Korku ve şiddet sarmalı içine çekiyor, aşksız, sevdasız, sevgisiz ölüyoruz.
Tedirgin dar zamanlarda bulduğunuz her çiçeği koklayıp, gök yüzüne bakın, birini sevmeyi deneyin, insanlığımızı kaybetmemiş oluruz belki de. Bir umut…
Bu tedirginliğe bir de pandemiyi, ölüm orucunda ölenleri, kadın cinayetlerini, tecavüz ve şiddeti ekleyin.
Göksu

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.