hediyepatlayan kutu

SON DAKİKA

Antep’in Teksas’tan Farkı Olmalı

Bu haber 11 Eylül 2019 - 11:43 'de eklendi

Gaziantep, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, ticaretin beşiği olmuş, kültürüyle, gelenekleriyle, dokusuyla, mimarisiyle, damak tatlarıyla, sıcak insanlarının misafir perverliğiyle yüzlerce yıllık bir kent.

Buraya kadar her şey güzel ama bir de Antep’in son 20 yılda ortaya çıkan diğer yüzü var. Yolsuzluklar, hırsızlıklar, cinayetler, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı, kadınlara, çocuklara şiddet ve istismar. Mülteciler, ırkçı söylemler, toplumsal olaylar, yersiz yasaklar, amaçsız yaptırımlar.

Say say bitmiyor. Elbette bütün bunların bir neden sonuç ilişkisi içerisinde yaşandığını söylemek için çok da cesaretli olmaya gerek yok.

Gaziantep Gastronomi şehri imiş, yürü be kim tutar sizi. Bilbordlara reklam vermekle marka şehir olunmaz.

‘Adresi belli’ mahallelerde uyuşturucu trafiği kol gezerken, torbacıların çıkar savaşına ancak olay soğuduğunda gidebilen eli bağlı bir sistem olduğu sürece bu zehir savaşının getirdiği vahşeti durduramazsınız.

İnternetten adrese teslim silah satışı çok stabil bir şekilde sürdüğü sürece bu kanı durduramazsınız.

Medyada sadece vitrini güzel semtleri gezerek, sanki bu şehirde asayiş sorunu tümüyle çözülmüş gibi algı yaratmaya çalışarak bu kanı durduramazsınız.

Şehrin tanıtımı için milyonlara organizatör ve sanatçılara dudak uçuklatan paralar dökerek bu kanı durduramazsınız.

Taşa, kaldırıma ve lükse değil insana, gençliğe yatırım yaparsanız ancak bir yol alırsınız.

Trafikte dolaşırken korkar olduk. Hata yapanı uyaramaz olduk. Ufak bir tartışmada eller silaha uzanıp 3 – 5 kişi ölebiliyorsa eğitim sorunu en temelden gözden geçirmek gerek.

Temel hak, özgürlük, demokrasi ve empati düşüncelerimizi geliştirerek düşünceden eyleme geçirmek gerek.

Silahsız yaşamayı şiar edinmemiz gerek. Mevcut gücün güdümünde televizyonlara çıkıp mafyavari tehdit savuran ‘vampirleri’ adalet önüne taşıyamazsak, sokaklardaki bu ölümlere sadece baş sağlığı dileriz.

Bir araç parkı yüzünden şu an ölü sayısı 5, yaralı sayısı 3. Bireyler arasında karşılıklı hoşgörü, empati kurulsa, adaletin de kılıcı gerçek suçluya keskin olsa kavgalar boşa çıkardı.

Ama şimdi arkada kalanların gözyaşları mezar başında ve cezaevleri önünde akacak. Birileri cezaevine, birileri mezara gitti.

Değer miydi?
Elbette ölene de öldürene de şimdi sorulsa pişmanlıktan ölürlerdi.

Bu sorun sadece Gaziantep’e özgü sorun değil. Bu sorun 80 milyonun sorunu. Bu sorun Türkiye’yi yönetmeye çalışanların sorunudur.

Gelin işçisiyle, memuruyla, siyasetçisiyle kanun uygulayıcısıyla, medyasıyla akademisyenleriyle hep birlikte kafamızı soktuğumuz kumdan çıkaralım. ‘Bananecilik Oyunu’ son bulsun.

Bu şehrin tarihine, kültürüne, asayişine, yollarına, gençlerine, çocuklarına ve kadınlarına sahip çıkalım. Çünkü biz bir aileyiz ve bu kent bizim evimiz.

GAZİANTEP’İ TEKSAS DEĞİL, GÜL ŞEHRİ YAPALIM…

Ali Vefa YURDAL
Ali Vefa YURDAL01@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.