hediyepatlayan kutu

SON DAKİKA

Andaki An

Bu haber 02 Nisan 2019 - 13:24 'de eklendi

Andaki an Hani, “Sen kapalı bir kutusun” diyordun ya hep. Açılmayan, serilmeyen, dökülmeyen, şeffaflaşmayan, saklayan… Beni anlayamadığın, anlamakta zorlandığın zamanlarda daha çok söylerdin bunu.

Anlaşılmayan, kendini gizlemeye çalışan, gizemli görünerek merak uyandırmaya çabalayan biri olmadığımı, böyle çabalara girmenin basitlik olduğunu söyledim hep, bunu kabul edemem. Ama galiba birazcık kapalı kutuyum, bunu itiraf etmeliyim dürüstçe. Düşüncelerini paylaşmayı seven, anıları paylaşmaktan itinayla kaçan biri…

Sanki anılar olur olmaz vakitlerde paylaşılınca kirlenecek, örselenecek, değersizleşecek, anlamını, duygusunu yitirecekmiş gibi geliyor bana. İşte bu yüzden anılarımı paylaşmaktan itinayla kaçışım. İnsanlar birazda anılarında saklıdır, yaşanmışlıklarıyla kendini ele verir, tanınır, keşfedilir, buna inanlardanım, ama olur olmaz zamanlarda da anılara akılmıyor, dilendirilmiyor, o duyguyu verememekten korkuyor insan.

Hem o kadar da kapalı kutu değilim, birçok yazılarımda, romanlarımda paylaşıyorum, döküyorum kutudaki yaşanmışlıkları cesurca. Galiba bütün mesele anlaşılmamak, ya da anlaşılır olamamak.

Ben anlaşılır olamıyorum galiba, ne diyeyim. Üç tür insan vardır, anılarıyla yaşayan, anıcı, yarın için yaşayan, yarıncı, yani ilerici, bir de an’ı yaşayan ancı. Galiba ben ancıyım, an’ı yaşamayı önceliğine alan.

Anıcılar bana hep geçmişiyle yaşayan insanları çağrıştırıyor. Hele bir de orta yaşın biraz üzerindeyse varı yoğu anılarıdır, geçmişiyle günü tamamlar, geçmişiyle yarına uyanır. Ve şöyle der: “Biz gençken…” Birde yarıncılar vardır, yani adına ilericiler dediğimiz. Onlar geçmişe takılmadan yarını tasarlarlar. Yarınlar bizimdir diyerek yarının güzelliğini anlatırlar ballandıra ballandıra.

Yarınlarda sosyalizm vardır, komünizm vardır, eşit ve adil bir dünya vardır, sömürü yoktur, ezen ezilen yoktur. O halde bugünün ne önemi var, geçmişe takılmak da ne imiş.

Yarın için yaşamalı, yarın için mücadele etmeli ve hep ileriye bakmalı, ışık ileride. Belki de benim anlaşılmazlığım, ya da anlaşılır olamam ancı olmamdan kaynaklanıyordur. İnsan an’ı yaşamalı, an’da varolmalı, an’ı an yapmasını bilmeli. An’ı ertelemeden, es geçmeden içine dalmalı. An’ da birazda geçmiş vardır.

İnsanı ve toplumları birazda ayakta tutan geçmişidir, anılarıdır, yani geçmişe kök salmasıdır. Köksüz ağaçlar hep erken devrilmiştir. Geçmiş aynı zamanda bir kültürdür, bellek oluşumudur. Geçmişi es geçmek köksüz, kültürsüz, belleksiz kalmaktır.

Ancılar bu nedenle an’ı geçmişinin üzerine bir şeyler koyarak, geçmişinden güç alarak yaşarlar. An’cılar doğrusunu ifade etmek gerekirse biraz da yarıncıdır, yani ilericidir. Çünkü an’cı bilir ki var olduğu anı yaşamasa, an’ı an yapmazsa, an’ı güzelleştirmezse bilir ki yarını yaşayamaz, yarına güzel uyanamaz. An geleceğin temelidir çünkü. Bilir ki an’cı insan an’ların üzerine an’lar koyarak geleceği tasarlayabilir ve bilir ki an’cı insan an’ı yaşamazsa geleceğin tasarımını yapamaz, geleceğe kültür ve bellek taşıyamaz.

Temelsiz yükselen her gökdelen çökmeye mahkumdur. Ben sana an’ı an yapalım dedikçe tepkilenmen bundandı işte, bundandı hep bana kapalı kutu demelerin, seni tanımıyorum demelerin. İnsan geçmişinde ve geleceğinde saklıdır, buna itirazım olamaz, ama insan en net bulunduğu anda görünür.

Gelecek gelmemiş olandır, gelip gelmeyeceği de belli değildir, geçmiş ise birazda fludur, birazda taraflıdır, aldatıcıdır. Yunanlı trajedi şairi, düşünce adamı, oyun yazarı Euripides, “Geçmiş acıların anıları hoştur” diyor ya, anılardan, yani geçmişten uzaklaşmaya başladıkça acılardan da haliyle uzaklaşmaya başlıyoruz, o an canımızı yakan, hayatımızı berbat eden acıları hoş duygularla andığımız gibi, kimi zamanda mizah katarak anarız.

Ayrıca kaçımız anılarımızı aldatıcılığa kaçmadan objektif anlatmışızdır? Demem o ki insan en yalın haliyle, en aldatıcısız haliyle anda an’ı yaşarken vardır. Ve demem o ki insan birazda anda tanınır. Ben anda varım.

Muhittin ÇOBAN / İSVİÇRE
Muhittin ÇOBAN23@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.