Yazı Detayı
05 Haziran 2018 - Salı 08:07 Bu yazı 3875 kez okundu
 
Zülfikar: Adalet ve İlim midir?
Muhittin ÇOBAN / İSVİÇRE
alivefa@devhaber.net
 
 

                                                                             

Hadi gelin seçimlerin coşkulu atmosferinden azcık uzaklaşalım, hayatı birazcık ama tatlı tatlı sorgulayalım;

Ne dersiniz?

Şöyle bir soruyla başlayalım mı?

Aleviler barıştan mı, savaştan mı yana?

Aleviler savaşı kökten reddeden bir halk mıdır?

Şiddeti değil sevgiyi mi yaşatmışlardır bünyelerinde?

İslamiyetten, Hıristiyanlıktan, Budistlikten farklı bir yaşamı mı savunuyor?

Zülfikar bir savaş aleti değil barış aleti midir?

Bu kadar soru yeter.

Tatlı dedik ama şimdi kimimize göre çok tatsız sorular oldu.

Ama ne yapayım hayatı sorgulamak, kavramları yerli yerine oturtmak bizim işimiz.

Ne yapayım şimdi birileri soruları tatsız bulacak, kızacak diye içime mi atayım, çelişkileri görmezlikten mi geleyim, yanlışları mı kutsayayım?

Bunu yapamam.

Neyse, üç metre boyunda, yüz beş kilo ağırlığında olduğu ve Tanrı tarafından Muhammed’ e indirildiği rivayet edilen, Uhud savaşında kılıcı kırılan Ali’ye hediye edilen savaş aletinin adıdır Zülfikar.

Zülfikar’ı hepimiz biliriz, bilmeyenimiz yoktur.

Aynı coğrafya da yaşamış inşaların bilmemesi mümkün değil elbet.

Muhammedin damadı amcasının oğlu Ali’ye hediye ettiği iki başlı kılıçtır bu.

Zülfikar sadece kelleyi gövdeden ayıran, karın deşen bir silah değildir, aynı zaman da Alevilerin simgesidir.

Öyle bir simgedir ki evlerin duvarlarına çerçeve içinde asılan tablo, boyna takılan kolye, kulağa sallanan küpe, parmağa geçirilen yüzüklerin üzerinde kabartmadır; bununla da yetinilmez vücudun belirli yerlerine işlenen bir dövmedir de.

En güzel anlamları Zülfikar’a yüklemişlerdir.

Yaşama, yaşatmaya dair anlamlardır bunlar.

Mesela çatalın bir ucu ilimi temsil ederken, diğer sivri ucu da adaleti temsil ediyor.

İlim ve Adalet!

Hakkaniyetin, doğruluğun, dürüstlüğün, vicdanın, barışın, eşitliğin, dostluğun, kardeşliğin, sevginin simgesi ve sözcüsüdür.

Yani kısacası Zülfikar’ın olduğu yerde engin bir ilim, sonsuz ve güvenceli bir adalet vardır.

Bu insancıl anlamları bir savaş aletine yükleyen ben değilim, Alevi inancı bu, onlar tarafından bu anlamlar yüklenmiştir.

Alevilik 4. Halifeden bir olan Ali’den doğma bir din midir, yoksa İslamiyeti ve Ali’yi takkiye yaparak Müslümanların katliamından, şiddetinden, küçümsemelerinden, aşağılamalarından korunmak için sarıldıkları ama aslında ayrı yaşam tarzları ve inanışları olan bir halk mıdır?

Bunu tartışmayacağım.

Bu yazının konusu bu değil.

Aleviler oldum olası söylendiği gibi şiddete karşı bir halk mıdır, savaş karşıtı mıdır?

Şunu hiç kimse reddedemez; Aleviler Anadolu coğrafyasında Müslümanlar tarafından Müslümanlaştırılmak için en fazla katledilen halktır.

Beş yüz yıl, altı yüz yıl önce değil bugün bile bu katliama maruz kalan bir halklar.

Savaştan en fazla paylarına acı düşen bu halk adaletten, hakkaniyetten yana mıdır gerçekten?

Hakikaten böyleyse neden bir savaş aletini, ölüm aletini, kan aletini simge yaptılar?

Bir silah barışı simgeleye bilir mi?

Silahla barış, adalet, hak, doğruluk, eşitlik, özgürlük gelir mi?

Barışı simgeleyecek o kadar masum nesne ve canlı var ki neden ölüm aletine sarılır insan?

Bir bomba, bir mayın, bir top, bir kama, bir füze barış ve adalet getirir mi?

Getirir!

Kime getirir?

Savaş silahını elinde tutanlara getirir.

Ötekineyse kölelik, adaletsizlik, ölüm, katliam getirir.

Silahlarla gelen adalet adalet değildir, ilim ilim değildir.

Kılıçta bir şiddetin, bir savaşın aletidir.

Her yanı kan olan, her tarafa kan sıçratan, ölüm saçan, hayatlara son veren, köleleştiren Zülfikar da bir silahtır, savaş aletidir.

Ölüm kusan bir aleti masum bir alete dönüştüremeyiz, ona insancıl olan kavramları yükleyemeyiz.

Buna hakkımız yok.

Yüklemeye kalkarsak adalet gibi, hak gibi, özgürlük gibi, barış gibi kavramları da kanla kirletmiş oluruz.

Ölüm aleti Zülfikar’a da yüklenen zorlama bir iyimserliktir bu.

Silahla, topla, kılıçla, okla adalet ve ilim gelseydi yeryüzü aşkın yüzü olurdu.

Bugün savaşlardan söz edemezdik.

Silahlar masum değildir.

Zülfikar hiç masum değildir.

İnsanlığa da masumiyet olarak sunulamaz.

Bu tamamen algı bozmadır.

Bu tamamen insanlığı yanıltmadır.

Şimdi bende kalksan Sivas’ta, Maraş’ta, Çorum’da Alevileri katleden bir tabancayı sembol yapsam, adalet, hakkaniyet, doğruluk gibi kavramları yükleyerek sembolleştirsem insancıl bir tutum olur mu bu?

Bu bir yanıltma olmaz mı?

Olağan Üstü Hal (OHAL de bir silahtır) altında demokrasi, adalet, ilim, hürriyet, eşitlik olamayacağı gibi, kılıç (Zülfikar) altında da sevgi, barış, aşk olmaz, yeşermez.

Bu iyi biline!

 
Etiketler: , Zülfikar:, Adalet, ve, İlim, midir?, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı