Yazı Detayı
25 Temmuz 2018 - Çarşamba 00:38 Bu yazı 2617 kez okundu
 
SÖZ DİNLEYEN KARINCA
Bedros DAĞLIYAN İstanbul
alivefa@devhaber.net
 
 

SÖZ DİNLEYEN KARINCA

Ellerimiz cama dayalı
Dokunamamanın acısı 
Soğuk demir kapıda
Bir de parmaklarımızda
Ya o telli, kirli pencere?
Aramızda hasret var!

Nasıl kısıtlar ki zorbalar
Düşüncenin hür bakışını
Özgürlük dediğin kuştüyü; 
Elle tutulmaz
Bir yerlerde saklanmaz
Bir üflersin
Uçar, dağların zirvesine
Bir yel eser, yumuşacık
Çıkar, bembeyaz kayan bulutlara
Sen, nasıl da narin dersin; küçümencik
O her sayfada rengârenk
Dünyayı serer ayaklarına

Mahkûm kim?
Zindan ne?
Zindancı ne?
İçerdeki kim?
Kim var ki, dışarda?
Ya o taştan duvarlarınız
Durur mu ki zihnimde; baştanbaşa
Ah biliyorum;
Aramızda hasret var!

Ah ”ömrü yağmurlu çocuk*
Ah, adı bulut çocuk”

Çamurlu su birikintisi 
Söz dinleyen karınca
Açlığım, susuzluğum
Kirli yataktaki uykusuzluğum
Beni attığınız dört duvardan
Kelebek gibi uzaklara uçurduğum
Özgürlüğüm…
Ferhat gibi 
Aslı gibi
Sen gibi 
“Doğu'nun çeşmesinde yıkadım acılarımı 
Hangi yaprağa ellerimi sürsem kanıyor”


Bedros Dağlıyan

 

 

 
Etiketler: SÖZ, DİNLEYEN, KARINCA,
Yorumlar
Haber Yazılımı