Yazı Detayı
30 Aralık 2017 - Cumartesi 16:21 Bu yazı 3233 kez okundu
 
SIRADAN BİR GÜN
Göksu BAYKAL Ankara
alivefa@devhaber.net
 
 

Sıradan bir güne gözümü açtım. Gökyüzü, ağaçlar, çiçekler, eşyalar, evler bir gün önceki yerlerinde duruyordu. Bir önceki günden önceki gün ondan önceki günler de aynıydı. Davranışlarım da. Pencereyi açtım, terasa çıktım sonra diğer güne başlama rutini.

 

 Murat Saat, yoğun bakımda diye yazdı arkadaşları. Sabah ölüm haberi, dün de gömülme. Aile siyasi gösteriye döner diye izin vermemiş arkadaşlarına. Polis ve jandarma eşlik etmiş tören bitinceye kadar.

 

Sıradan günler dedim ya; sadece edebiyat çevrelerinin bir kısmı, yoldaşları üzüldü böylesi bir ölüme. Büyük çoğunluk, geçim derdinde, sadece dünyalığını değil öbür dünyasını da garantilemede.

 

 Toplum; düşüncelerinden, siyasi görüşünden içeri alınanlara da aynı muameleyi yapıyor. Eline silah almamış kimseyi öldürmemiş ama daha büyük bir suç işlemiş düşünmüş. Biz düşünen insanı sevmez uyarırız hatta. “Düşün düşün b..tur işin. Denizde gemilerin mi battı. Kızlar çok düşünmez sonra canı koca istiyor derler.

 

 “ Ailesinde hapiste olan varsa onlar da cezalandırılır. Çocuklar taciz edilir. Murat böyle bir tören istemezdi eminim. Ölülerimizi bile düşüncelerine uygun gömemiyoruz.

 

Murat yirmi bir yaşında girdiği cezaevinde, kitaplar yazdı, ödül aldı. Devlet yakasını bırakmadı. Kalp krizi geçirdiği halde ambülans çağrılmadı. Bedeni direnememiş olmalı bunca baskıya. Kırk üç yaşında daha nice kitaplar yazacakken en üretken çağında bir dizi ihmal ya da kasıt sonucu öldü. Arkadaşlarının tanımıyla, mavi gözlü, yakışıklı, duyarlı gencecik bir adam daha kurban edildi devlet dersinde.

 

 Murat öldü, üzüldük. Peki hala kalın duvarların arkasında yirmi yıl, yirmi beş yıl, otuz yıldır yatan politik suçlular. Hiç bir suçları olmadığı halde içeri alınanlar. Yüz binlerce kişiden söz ediliyor.

 

Sıradan bir güne gözümü açtım. Gökyüzü, ağaçlar, çiçekler, eşyalar, evler yerli yerinde. Ben aynı yerde değilim. Altmış bin düşünce suçlusunun olduğu ülkemde, beynimi durduramayacağıma göre ne yapmalıyım.

 

 Düşünme, konuşma, çalışma denilen bir yerde yaşamak nasıl bir şey? Yeni yılı kutlamak günah diyormuş bizim köyün imamı. Bir tabak çerez bile yemeyin. Cuma hutbeleri böyle artık.

 

Yeni yıl, yeni bir başlangıçsa eğer, politik tutsaklara özgürlük diliyorum. Daha çok özgürlük, demokrasi, adalet, eşitlik ve barış. 

 
Etiketler: SIRADAN, BİR, GÜN,
Yorumlar
Haber Yazılımı