Yazı Detayı
18 Ekim 2016 - Salı 00:09
 
Orta Sınıf, Ortaya Sınıf ya da Ortanın Sınıfı
Mümtaz Aktaş / boğun eğme
alivefa@devhaber.net
 
 

Sınıfı, üretim ilişkilerindeki konumlarına bağlı olarak bir araya gelen bireylerin oluşturduğu toplumsal katmanlar olarak tanımlamak gerek. Sınıfların ortaya çıkışından itibaren, tarih sınıf mücadeleleri tarihi olduğu gibi, devlet de belli bir sınıfın egemenlik ve baskı aracından başka bir şey değildir.

 

Orta sınıf, genel anlamda kapitalist toplumun sosyal hiyerarşisinde orta kademede bulunan toplumsal sınıftır. Genellikle sermaye sınıfı ile işçi sınıfı arasındaki toplumsal katmanı tanımlar. Ülkeden ülkeye farklılık göstermekle birlikte üniversite mezunu, görece yüksek ücret alan ve işçi/emekçi sınıfa göre lüks tüketimde bulunan kişilerin içinde bulunduğu sınıf olarak tanımlanabilir. Ancak bu sınıf kapitalist topluma özgü sınıftır ve kapitalist toplumu tanımlamak için kullanılır.

 

Orta sınıf marksizmin yaptığı öngörülerin aksine teknokrat, bürokrat, serbest çalışan uzmanlar (avukat, doktor, diş hekimi) ve akademisyen şeklinde zaman içinde sürekli olarak büyüyerek yeni orta sınıflar ortaya çıkmıştır. 

 

Sınıf bilinci ise aynı sınıfa mensup bireylerinin paylaştığı ortak çıkar ve hedeflerle ilgili olarak bilinç durumunu ifade etmektedir.  Aynı zamanda marksist teoride üretimdeki tuttuğu yere göre sahip olması gereken, sahip olduğu ya da olacağı bilinç durumunu ifade etmek için kullanılır.

 

Sermaye ve düzen açısından orta sınıf yoktur. Ancak orta sınıf yöneten sınıflar tarafından emekçi/işçi sınıfını bölmek için aynı zamanda sermaye düzeni adına emekçi/işçi sınıfını yönetmek için yaratılmış yapay bir toplumsal katmandır. Bu toplumsal katman ancak sermayedarlara ve iktidar sahiplerine hizmet eder. 

Orta sınıfın içinde olduğunu düşünenler bir başka ifade ile işçi sınıfın dışında olduğunu düşünenler bu nedenle düzenin kendilerine sunduğu sosyal ve ekonomik  statülerini kaybetmemek adına sınıf mücadelesinden kaçınırlar.  Ta ki sermaye bu sınıf üyelerine işçi sınıfının bir parçası olduğunu hatırlatana kadar.

 

Yani orta sınıf olarak tanımlanan kategori işçi/emekçi sınıflarının bir parçasından başka bir şey değildir.

 

Orta sınıf ideolojisinin en önemli görevi sömürünün, yoksulluğun sınıfsal nedenini gizlemek, insanların sınıf kavramlarıyla ve bilinciyle düşünüp davranmasını engellemektir. Bu nedenlerle kapitalizm, orta sınıfı ayakta tutacak, onu ekonomik ve ideolojik olarak büyütecek hamleler yapmaktadır. Aynı zamanda toplumun aydın denebilecek kesimini de içinde barındıran  orta  sınıf üzerinde ideolojik mücadele yürütmek ve yukarıda bahsettiğimiz sınıf bilincini aşılamak  gerekmektedir.  Bu, sonuç itibarıyla orta sınıfa işçi sınıfının bir parçası olduğunu kavratacak, onu mücadeleye katacak ve mücadeleyi yükseltecektir. Bu durum aynı zamanda sermaye sınıfının işçi sınıfı üzerinde kurmaya çalıştığı egemenliği de kıracaktır.

 

Düzenin oluşturmuş olduğu orta sınıfı oluşturan öğretmene, avukata, doktora, bankacıya, mühendise … vb. aslında işçi doktor, işçi öğretmen ,işçi mühendis, işçi avukat …. olduklarını hatırlatmak ve sınıf bilincini buraya taşımak gerekmektedir.  Örgütlenmekten kaçınmak, elinde olanın da gitmemesi için mücadele etmemek, kendinin altında olan sınıfları yok saymak tam olarak basit bir orta sınıf refleksidir.Bunun, ülkeyi yöneten sınıfa ve sermaye sınıfına hizmet edeceğini  üstüne basa basa anlatacak metot ve araçlar geliştirilmelidir. Yakın dönemde ortaya çıkan OHAL nedeniyle yaygın bir orta sınıf refleksi sergilenmekte, insanlar sokağa çıkmamakta, derneğine, sendikasına,  örgütüne  gitmemekte ve elinde kalan ne varsa onu kaybetmemek kaygısı ile hareket etmektedir. Fakat en nihayetinde bu durum yöneten sınıflara ve iktidar ortağı olan sermaye sınıfına hizmet etmektedir. Sonuçta bu orta sınıfın refleksi işçi/emekçi sınıfını küçültmekte, sınıfın siyasal ve toplumsal etkisini azaltmaktadır.

 

İşçi/emekçi sınıfını temsil eden siyasal özne ise tüm bunların ışığında emek sermaye çelişkisi açısından sınıflar arası farkı netleştirip, bu sınıflar arası geçişi engelleyecek adımlar atmalıdır. Siyasi girdiler ile sınıfı bölen etnik ya da gerici müdahalelerin önüne geçecek güce eriştiği zaman mücadele yükselecektir. Sınıf bilinci aşılanmadan orta sınıfa yaslanarak yapılacak mücadele ya başarısız olacak ya da işçi sınıfı mücadelesi açısından hedefe ulaştırmayan başarılar elde edecektir. Ki buda sermaye sınıfının hesabına yazılacaktır.

 

Daha çok, sınıf bilincinin olmadığı orta sınıf içinde örgütlü olan siyasal özneler bu durumlarını gözden geçirmediği takdirde toplumsal hayata hızlı müdahalelerin yapılması gereken kaotik dönemlere hazırlıksız yakalanacaklardır.  Dönemin verdiği devrimci fırsatı tam anlamıyla kullanamayacaklardır. Bu dönemlerde işçi sınıfının içinde kurumları aracılığıyla örgütlü, orta sınıfa sınıf bilincini aşılamış, onları da işçi sınıfının bir parçası haline getirmiş siyasal özneler öne çıkacaktır. Bir başka deyişle siyasal öznenin böyle bir olanağı yoksa bile bu olanakları yaratacak pratik adımları acilen atmalıdır.

 

Topluma bu sınıfsal pencereden bakan, atılması gereken adımlarda hızlı ve tereddüt etmeden ilerleyen siyasal yapılar sınıflar mücadelesinde sermaye ve yönetici sınıfları geriletmek, sınıfın iktidarı olmak için tarihi fırsatları yakalamış olacaklardır.

 
Etiketler: Orta, Sınıf,, Ortaya, Sınıf, ya, da, Ortanın, Sınıfı,
Yorumlar
Haber Yazılımı