Yazı Detayı
28 Haziran 2018 - Perşembe 16:12 Bu yazı 1437 kez okundu
 
MUHALEFET BİZİ SİYASİ KAVGA ROLÜ İLE KANDIRDI MI?
MURAT GÜREŞ
muratgures27@gmail.com
 
 

24 Haziran, bir tarih olmanın ötesinde; siyasi, tarihi ve  sosyal açıdan klasik anlamlar içerdiği gibi geleceğe dair fenomen sembolleri de içinde barındırıyordu.

 

Sonuçların açıklanmasıyla birlikte; sevinç, hüzün, hayalkırıklığı, öfke, zafer, ötekileştirme, yansıtma neyi arasanız o içeriği bulabilecek bir iklimi aynı anda, aynı saatlerde yaşattı halkımıza.

 

Bu tür toplumsal tepkimelere baktığımız zaman siyasi simgelere (bu CHP gibi bir siyasi parti de olabilir, Recep Tayyip Erdoğan gibi siyasi bir aktör olabilir) haddinden fazla, hatta gereksiz denilebilecek kadar çok duygusal yatırım yaptığımızı rahatlıkla söyleyebilirim.

 

Seçim sonrası sandıktan çıkan sonucun ortaya çıkardığı tabloya yönelik sevincimizi, üzüntümüzü, öfkemizi, yılgınlık ve yorgunluğumuzu  işte bu semboller üzerinden şekillendirmekle gerçekleri gözden kaçırdığımız gibi gerçeğe de uzak kalıyoruz.

 

Bana göre ‘seçimler’,  güç yapısı içinde nasıl temsil edileceğimiz sorusunun hem  yanıtının hem de  sonucunun arandığı mecradır. Ama bu güç yapısının devlet geleneği ile birlikte nasıl şekillendiği  ve Türk siyasetinde kuralları kimin koyduğu mevzusu birlikte ele alındığında,  bir farkında olamama, hatta olanı biteni algıla(ya)mama sorunu ortaya çıkıyor.

 

Eğer meseleyi sandıktan çıkan sonuç üzerinde değerlendirmek gerekirse ki klasik toplumlarda tercih edilen arayış budur. İşte burada bir siyaset halüsinasyonuna neden olmamak için  “NEDEN?”sorusuna yanıt aramak yerine “, “NEDEN OLMADI?” sorusuyla bir alan derinliği yaratmak gelecek stratejileri açısından sağlam verilerin ulaşılmasını sağlar.

 

Çünkü ister AKP, ister CHP, MHP, İYİ Parti, HDP ve tüm diğer partilerin aslında bize ‘aynılığı’ satmakistemektedir.  Çünkü toplumun homojenize olduğunu düşünürler. Tabiri caiz ise her birimiz politik olarak paketlemiş-etiketlenmiş ve raflarda yerini almış birer ürün haline getirilmişizdir. Yani ister istemez siyasi hikâyenin bir parçası olmuşuzdur.

 

Ben siyaset bilimcisi değilim. Kaldı ki politikanın içinde olan arkadaşlarımla konuştuğum zaman Türkiye’nin, hatta bölge ve şehirlerin zaten siyaset bilimini hunharca parçalandığı yerle yeksan ettiği konusunda hemfikiriz

 

Bu dinamik akışkanlık içerisinde Recep Tayyip Erdoğan’lı AKP ile Kemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce’li CHP siyaseti arasında yoğunlaşan politik rekabete baktığımda şunları düşünmeden edemiyorum:

 

-Acaba, siyasi açıdan doğru olan nedir?

 

-Muhalefet neden dışarıya bakarak genişlemek yerine, içeriye bakarak (iç kavga) daralmayı tercih ediyor?

 

- Gönüllü körlüğün kutsanması ile neden bu denli yaygın hale geldi? Bu toplu tapınmanın nedenleri neler?

 

Ve kafama en fazla takılan ve Türkiye koşullarından bana göre en can alıcı olan soru da şu:

 

*Muhalefetin aktörleri acaba yeterince siyasi olamadı mı?

 

*Sadece “siyasi kavga rolü yaparak” bizi yıllarca oyalamış olabilirler mi?

 

Aslında  siz değerli okurlara yönelttiğim tüm bu soruların elbette bende bir karşılığı var. Ben, en azından yeni bir siyasal kültürün oluşturulmasına ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.

 

Ama sizlerle beraber tartışmak daha faydalı olacağına inanıyorum.

 

Ne dersiniz, görünüşe göre kötü olandan bir iyi çıkarılabilir mi?

 
Etiketler: MUHALEFET, BİZİ, SİYASİ, KAVGA, ROLÜ, İLE, KANDIRDI, MI?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Ağustos 2018
BAKLAVA VE ŞILLIK TATLISI
05 Ağustos 2018
BİRAZ ZOR BİR YAZI
10 Mart 2018
HIRSIZLIĞIN ESTETİĞİ :))))
05 Mart 2018
MAKUL STK’LAR DEVRİ
28 Şubat 2018
STADYUM, CAMİ VE REİS
18 Şubat 2018
KONUŞAMIYORUM !..
11 Temmuz 2017
ADALET YÜRÜYÜŞÜ VE GAZİANTEP EKİBİ
24 Haziran 2017
devhaber BAYRAMINIZI KUTLUYOR
20 Haziran 2017
YÜKSEL’İN İKİ GÜLÜNE…
02 Mayıs 2017
1 MAYIS VE İŞÇİ EDEBİYATINA GENEL BİR BAKIŞ
13 Nisan 2017
YSK'DAN ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME...
10 Nisan 2017
NEDEN HAYIR DİYORUM
21 Mart 2017
MUHTAÇ OLDUĞUMUZ KUDRET
16 Mart 2017
AHA SİZE HOLLANDA!
09 Aralık 2016
MAHLÛKAT VE GÜNAH
29 Kasım 2016
SAYIN BAŞKANIM, OBAMA ABİM;
10 Kasım 2016
KASIM’DA GEL ANTEP’E…
07 Kasım 2016
EN BÜYÜK DEMOKRASİ TÜRKİYE'DE!!! (yeni yazım)
29 Eylül 2016
EĞİTİM GAZİANTEP’İN ÖNCELİĞİ DEĞİL !..
12 Eylül 2016
12 EYLÜL VE KENAN EVREN
11 Temmuz 2016
GAZİANTEP VE ÜNİVERSİTESİ İÇİN BÜYÜK GÜN
20 Haziran 2016
BIÇAK GİBİ
30 Mayıs 2016
VALİ, KAPICI ve BİZ MEDYA
18 Mayıs 2016
DOKUNULMAZLIKLAR KONUSU
17 Mart 2016
SİZ KENDİNİZİ NE SANIYORSUNUZ ?
14 Mart 2016
Kızgınım!.. Üzgünüm! Öfkeliyim!..
06 Mart 2016
BU HİKAYEYİ BİLDİNİZ Mİ?
29 Şubat 2016
BENDE KATILMIYORUM..
19 Ocak 2016
AKADEMİSYENLER, SUÇ VE DOKTRİN.
15 Ocak 2016
BİZ DE “BU SUÇA ORTAK OLMAYACAĞIZ!”
05 Ocak 2016
REİSLER, (KAR)AMBOL ve ŞEHİTKAMİL
30 Aralık 2015
HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ASM’DEN ÇALINAN VERİLER…
08 Aralık 2015
EĞİTİM ÇALIŞTAYI VE AYDINLANMA (yeni yazım)
Haber Yazılımı