Yazı Detayı
28 Mayıs 2017 - Pazar 12:02
 
FARKINDA MISINIZ ÖLÜYORLAR?
Haydar DOĞAN / Almanya
alivefa@devhaber.net
 
 
 
                       
 
 
 
 
Bizim gibi insanlardı evlerinde, sokakta, kafede, yürüyüşte vurulup öldürülenler. Ya da işkence merkezlerine kaçırılıp tutsak edilenler, kaybedilenler. Tanıdığımız birçok insan vardır devletin sebepli ya da sebepsiz öldürdüğü. Devlet katında sebep bulmak, suç yüklemek, terörize etmek çok basittir.
 
Kapı önünde oynayan çocukların öldürülmesine tanık olduk ülkemizde. Öldürülen çocukların devlet katında terörist ilan edildiklerini gördük, duyduk, okuduk. 
 
Terörize Etmek devletlerin vazgeçilmezidir. Hele yönetimsel olarak faşizmi benimsemişsen, bu daha da kolaydır. 
"Terör Hareketi Mensubu", "Destekçi", "Yardımcı" yaftalarını devlet her katliamda ya da kendisine karşı gelen herkes için her an kullanır. Bu söylemlerle ya da suçlamalarla hitap ettiği yer kendi mahkemeleridir aslında. "Mahkeme Başkanı, kararını ona göre ver hakim !" demektir bir bakıma bu yaftalamak. 
Ki referandum döneminde "Hayır" veren herkesin terörist sayılacağı bizzat iktidarı ellerinde bulunduranlar tarafından dile getirilendir. Kendileri tarafından karar verilen iki seçenekli bir referandum idi bu. 
 
Akademisyen Nuriye Gülmen ve Öğretmen Semih Özakça, işte devlet katında bu şekilde terörize edilerek tutuklama kararı verdi mahkeme. 
 
Direnişçilerin haklılığını inkar edemeyen, girdiği çukurdan çıkamayan AKP İktidarı ancak, Nuriye ve Semih'i terörist ilan ederek gelişen direnişin önünü alma çabasındadır. 
 
İktidar cephesi ohal süreci ile insanların mahkeme yolunu da kapatmış durumda. 
Tek çare kalıyor insanlara, o da direnmek. Seslerini, haklılıklarını kendi durumunda olan insanlara duyurmak. 
Öyle ki, kendi durumlarında olan insanların daha ne kadar olduğunu bile bilmiyoruz. 100 bin mi, 105 bin mi, 150 bin mi ? 
O kadar çok ki, üç-beş bin önem taşımıyor bu rakamlar içinde! 
 
Nuriye ve Semih'in durumunda olananlara ses verebilecek olan örgütlü oldukları Sendikalardır öncelikle. Ya da ben yanlış biliyorum! 
 
Kamu Emekçileri Sendikaları Konferderasyonu-KESK- birincil derecede bu atılmalara ses olması gereken merkezdir. 
 
Gereken ile Yapılan aşağıdadır;
 
Hak arama mücadelesinde son çare olarak açlık grevine başlayan ve toplumsal bir duyarlılık yarattığı için tutuklanan öğretmen Semih Özakça'nın kendisi gibi öğretmen olan ve yine kendisi gibi işinden gerekçesiz olarak atılan ve direnen sevgili eşi Esra Özkan Özakça tarafından Eğitim- Sen kongresinde sorulan sorular;
 
1-) İhraçların arttığı bu dönemde verilen parada kesinti yapan Eğitim-Sen neden 5 yıldızlı otelde kongre yapıyor?
 
2-) İki üyesi açlık grevinde ve tutsak ama salonda buna dair 1 tane birşey yok, neden?
 
3-) KESK başkanı açılış konuşmasında Nuriye ve Semih'ten neden hiç bahsetmedi?
 
Siz daha bu direnişin ciddiyetini görmemişsiniz anlaşılan. 
 
Yaşanılan, yaşanılacak olan bütün kayıplardan iktidardan önce sizler sorumlusunuz. 
 
 
 
Etiketler: FARKINDA, MISINIZ, ÖLÜYORLAR?,
Yorumlar
Haber Yazılımı