Yazı Detayı
19 Ağustos 2018 - Pazar 17:50 Bu yazı 1355 kez okundu
 
BAKLAVA VE ŞILLIK TATLISI
MURAT GÜREŞ
muratgures27@gmail.com
 
 

Dört arkadaşın, nohut dürümcüsünde karnını doyurarak 10-12 TL ödediği, bu şehirde, adı çıkmış restoranlarda size gelecek hesap 100-150 liradır. Kuru fasulye, pirinç pilavı yanında da bol soğanın olduğu bol kepçe lokantasında dört arkadaş 20-30 lira ödeyerek keyifli bir yemek yiyebilirsiniz.

 

Nohut ile lüks restoran arasındaki fark bize bu şehirde sadece çok ‘zengin ve yoksul’ kesimden oluşan iki zümrenin yaşadığını gösterir. Sulu yemek yapan bol kepçe lokantalarının olmayışı aynı zamanda gelişmiş toplumların omurgasını oluşturan ‘orta kesimin’ yok edildiğini, bir alt kümeye düşerek fakirleştiğini gösterir.

 

İşin garip tarafı şudur ki, fakire nohut dürümü satarak zenginleşenler Mercedes’le falan gezerler, 5-6 bin liraya kiraladıkları asma katlı iş yerleri vardır. Nohut dürümü ile servete kavuşulması da yine bu kentte toplumun büyük bölümünü fakirlerin oluşturduğu anlamına gelir. Pazar günü gidin Dülükbaba’ya, Erikçe’ye, Burç’a mangal yapanların yüzde 95 ucuz olduğu için tavuk alıp gelmiştir. Çünkü alım gücü o kadardır.

 

Orta sınıfın olmadığı bir şehirde hizmet sektörünün sağlıklı büyümesi beklenilmez. Bir de buna emek ile sermayenin kazancı arasındaki uçurumu eklerseniz Gaziantep’in, radikal uçların ve çelişkilerin kenti olduğunu görürsünüz.

 

Durum böyle iken, yerel yöneticilerin billboardlara sanki başkası yapacakmış gibi, “şu kadar asfalt yaptık, köprülü kavşak açtık, yeni yol açtık, yeni konut yaptık vs.” mekanikliğini eklerseniz durumun ne kadar kötüye gittiğini anlarsınız.

 

Gaziantep, zihniyet değişimi olmadan vasatın biraz üzerinde bir Anadolu kenti olarak kalır. Tamam, halkın büyük çoğunluğu fakir olabilir. Buna rağmen, şehirdeki sosyal planlamaların orta sınıfa hitap edecek şekilde yapılması gerekmez mi?

 

Soruyorum sizlere?

 

Akşam ailenizle yada bir misafiriniz ile yemeğe gidebileceğiniz, iki kadeh de şarap içebileceğiniz kaç tane düzgün mekan var?

 

Kışın saat 19:00, yazın 21:00’den sonra hayatın bittiği bir kent cazibe merkezi olabilir mi?

 

2018 yılındayız halen suyun-elektriğin gitmesinin izahı olabilir mi?

 

5. sınıf halk otobüsü denen konserve kutularında halkın, 30 yaşındaki servis araçlarıyla işçilerin fabrikalara taşındığı bu şehirde siz hangi sanayi ile övünüyorsunuz?

 

Sendikalı çalışan sayısının yüzde 2’yi geçmediği bir yerden “emek kenti” diye bahsederseniz bana gülünç gelir !

 

Sosyal hayatın çeşitlendirilmesinden çok ranta odaklanan şehirde acaba kaçımız mutluyuz?

 

Bir belediye başkanı verdiği demeçte “kentimizi birlikte yönetiyoruz” demiş. Hayır, başkan! Birlikte falan yönetmiyoruz. Bizatihi sizler tek başına yönetiyorsunuz…

 

1600 derneğin yarısı tabeladan ibaret ise. Geri kalan da post-modern kabile olan hemşeri dernekleri ile cami yaptırma yaşatma derneği ise siz Gaziantep’te sivil toplumdan bahsedebilir misiniz?

 

Kültüre, sanata, eğitime hiç girmeyeceğim.

 

Bir tarafta altı ezmeli kuşbaşı yiyenler,

 

Bir tarafta biz, nohut dürümcüleri.

.

Bir tarafta havuç dilimi baklavayı götürenler,

 

Bir tarafta biz, şıllık tatlısı reva görülenler.

 

Hikâye bu kadar basit…

 
Etiketler: BAKLAVA, VE, ŞILLIK, TATLISI,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
05 Ağustos 2018
BİRAZ ZOR BİR YAZI
28 Haziran 2018
MUHALEFET BİZİ SİYASİ KAVGA ROLÜ İLE KANDIRDI MI?
10 Mart 2018
HIRSIZLIĞIN ESTETİĞİ :))))
05 Mart 2018
MAKUL STK’LAR DEVRİ
28 Şubat 2018
STADYUM, CAMİ VE REİS
18 Şubat 2018
KONUŞAMIYORUM !..
11 Temmuz 2017
ADALET YÜRÜYÜŞÜ VE GAZİANTEP EKİBİ
24 Haziran 2017
devhaber BAYRAMINIZI KUTLUYOR
20 Haziran 2017
YÜKSEL’İN İKİ GÜLÜNE…
02 Mayıs 2017
1 MAYIS VE İŞÇİ EDEBİYATINA GENEL BİR BAKIŞ
13 Nisan 2017
YSK'DAN ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME...
10 Nisan 2017
NEDEN HAYIR DİYORUM
21 Mart 2017
MUHTAÇ OLDUĞUMUZ KUDRET
16 Mart 2017
AHA SİZE HOLLANDA!
09 Aralık 2016
MAHLÛKAT VE GÜNAH
29 Kasım 2016
SAYIN BAŞKANIM, OBAMA ABİM;
10 Kasım 2016
KASIM’DA GEL ANTEP’E…
07 Kasım 2016
EN BÜYÜK DEMOKRASİ TÜRKİYE'DE!!! (yeni yazım)
29 Eylül 2016
EĞİTİM GAZİANTEP’İN ÖNCELİĞİ DEĞİL !..
12 Eylül 2016
12 EYLÜL VE KENAN EVREN
11 Temmuz 2016
GAZİANTEP VE ÜNİVERSİTESİ İÇİN BÜYÜK GÜN
20 Haziran 2016
BIÇAK GİBİ
30 Mayıs 2016
VALİ, KAPICI ve BİZ MEDYA
18 Mayıs 2016
DOKUNULMAZLIKLAR KONUSU
17 Mart 2016
SİZ KENDİNİZİ NE SANIYORSUNUZ ?
14 Mart 2016
Kızgınım!.. Üzgünüm! Öfkeliyim!..
06 Mart 2016
BU HİKAYEYİ BİLDİNİZ Mİ?
29 Şubat 2016
BENDE KATILMIYORUM..
19 Ocak 2016
AKADEMİSYENLER, SUÇ VE DOKTRİN.
15 Ocak 2016
BİZ DE “BU SUÇA ORTAK OLMAYACAĞIZ!”
05 Ocak 2016
REİSLER, (KAR)AMBOL ve ŞEHİTKAMİL
30 Aralık 2015
HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ASM’DEN ÇALINAN VERİLER…
08 Aralık 2015
EĞİTİM ÇALIŞTAYI VE AYDINLANMA (yeni yazım)
Haber Yazılımı