Haber Detayı
08 Şubat 2018 - Perşembe 16:58 Bu haber 1480 kez okundu
 
Suruç davası: Sanık sustu, heyet sadece izledi
URFA – Urfa T Tipi Cezaevinde görülen Suruç Katliam'ın duruşmasında hayatını kaybeden Ugur Özkan’ın ağabeyi Emin Özkan, mahkemede Suriye'de öldüğü ileri sürülen şüpheli Deniz Büyükçelebi için, "Korkarım karşımıza canlı bomba olarak çıkacaktır” dedi.
GÜNDEM Haberi
Suruç davası: Sanık sustu, heyet sadece izledi

 

Urfa’nın Suruç ilçesinde 20 Temmuz 2015 tarihinde DAİŞ’in canlı bomba saldırısı sonucu 33 kişinin yaşamını yitirmesine ilişkin açılan davanın 4’üncü duruşması Urfa 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından T Tipi Cezaevi Kampüsü salonunda görüldü. Duruşmaya, yaralı kurtulanlar, yaşamını yitirenlerin aileleri, Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İl ilçe örgütleri, HDP Urfa Milletvekili Dilek Öcalan ve Barış Anneleri’nin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Müşteki avukatları, davanın tek sanığı ve Ankara Katliamı'ndan tutuklu Yakup Şahin ve tanıkların mahkeme huzurunda ifade vermesini talep ederken, savcı taleplerin reddini istedi. 
 
TEK SANIK SUSUYOR
 
Duruşmada ilk olarak SEGBİS sistemi ile bağlanan Ankara Katliamı'ndan tutuklu ve davanın da tek sanığı olan Yakup Şahin,  susma hakkını kullanacağını söyledi. 
 
‘CEVAP VERMEYECEĞİM’
 
Müşteki avukatı Kazım Bayraktar, soru sormak için söz alması üzerine katliamdan sorumlu Yakup Şahin, “Hiç kendini yormasın, sorulara cevap vermeyeceğim” dedi. Sorularını sormaya devam eden avukat Bayraktar, sanık Şahin'e şunları yöneltti: “Adına kayıtlı motosiklet var. Bu motosikletle bomba yapımında kullanılan bilye taşıdığın ortaya çıktı. Suruç Katliamı'nda kullanılan bombayı da sen mi yaptın? Bombacıyı motosikletinle sen mi taşıdın?” 
 
Mahkeme heyetine fotoğraflarlar da sunan Bayraktar, fotoğrafların Şahin’e duruşma salonundan gösterilerek sorulmasını talep etti.
 
‘MAHKEMENİZDEN ADALET BEKLENTİM YOK'
 
Hilvan T Tipi Kapalı Cezaevine tutuklu bulunan katliam gazisi ve müşteki İlke Başak Baydar, duruşma salonunda katliam gününü anlattı. Yanında yaşamını yitiren 33 kişiyi anarak sözlerine başlayan Baydar, “Davada sadece SEGBİS’te görünen sanık değil, katliamdan haberi olmasına rağmen önlemeyenler, sonrasında bize gaz sıkanlar, dönemin başbakanı ve cumhurbaşkanının yanı sıra tüm sorumlular yargılanmalıdır. Sizin mahkemenizden adalet beklentim yok ama bu benim adalet ve özgürlük mücadelesine olan inancımı yok edemez” diye belirtti. 
 
‘AVUKATLAR DEĞİL HEYET SORSUN’
 
Daha sonra Antep T Tipi Kapalı cezaevinden SEGBİS ile tanık sıfatıyla bağlanan yine Ankara Katliamı'nın sanıklarından olan Metin Akaltın da, avukatların değil mahkeme heyetinin soru sormasını istedi. Avukat Kazım Bayraktar ise, sanık Akaltın’ın tavrına rağmen, bazı adresleri sorarak bu adreslere gidip gitmediğini, adreslere gelen başka kişilerin olup olmadığını, Yakup Şahin, İbrahim Bali, Halil İbrahim Durgun ve Yunus Alagöz’ü tanıyıp tanımadığını sordu. 
 
Akaltın soruları, “Bu adreslerden birisi benim evim, Yunus Alagöz’ü tanımıyorum. Yakup Şahin’i de Ankara Katliamı davasından tanıyorum. Ben kasabım, Halil İbrahim Durgun da benim müşterimdi. Ona et götürüyordum, bahsettiğiniz bir adrese de bu vesile ile gittim” şeklinde cevapladı. 
 
'20 AY SURİYE'DE YAŞADIM'
 
Daha sonra davanın firari sanığı Deniz Büyükçelebi'nin eşi Şengül Büyükçelebi, Antep Nizip Adliyesi'nden tanık sıfatıyla bağlandı. Büyükçelebi, şunları ileri sürdü: “20 ay eşimle Suriye’de yaşadım. Eşim Nisan 2016’da öldü. Bulunduğu, bina bombalandığı için cenazesi enkaz altında kaldı. Cenazesinin görmedim nereye gömüldüğünü bilmiyorum. Suriye'de ki evimize gelip gidenler oluyordu ama tanımıyordum. Yakup Şahin fırıncıydı, eşim de fırıncıydı. Birbirlerini oradan tanıyorlar. Eşim fırıncılığı bırakıp kaçakçılık yapmaya başladı. Aylık 850 lira kazandığını söylüyordu. İlhami Bali’de eşimle kaçakçılık yapıyordu. Ben Suriye’deyken IŞİD’den haberdar değildim. Suruç, Ankara, Diyarbakır patlamaları yaşanırken de Suriye’de idim.” 
 
Büyükçelebi’nin konuşmasının ardından yeniden söz alan Avukat Bayraktar, heyete sunduğu fotoğrafların yine mahkeme huzurunda Büyükçelebi’ye de gösterilmesini talep etti. 
 
‘BİR DÜŞE YAPILAN SALDIRIDIR’
 
Katliamda yaralı kurtulan ve müşteki Tülin Gür ise, katliamın büyük bir organizasyon ile gerçekleştirildiğini ifade etti. Katilleri Diyarbakır'dan, Ankara’dan tanıdığını kaydeden Gür, “Biz orada yeni doğan bir güneşi sarmaya, dokunmaya gitmiştik. Bu katliam, yıkılmış bir kenti yeniden inşaya, çocukların ve kadınların yaralarını sarmaya giden haklı ve meşru bu düşe saldırıdır. Bana şikayetçi misiniz diye sormayın, adalet mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğim" diye belirtti. 
 
‘SİZ HİÇ EVLAT ACISI ÇEKTİNİZ Mİ?’
 
Katliamda hayatını kaybeden Ugur Özkan’ın yakınları müşteki olarak beyanda bulundu. Heyetin sanığı getirmediğini, sanığa sürekli susma hakkı olduğunun hatırlatıldığını vurgulayan Özkan'ın babası Mehmet Özkan, “Bu davayı kapatmaya çalışan heyete soruyorum, ‘Siz hiç evlat acısı çektiniz mi?’” dedi.
 
‘DENİZ BÜYÜKÇELEBİ YAŞIYOR OLABİLİR’
 
Şahin’e “Hangi dinde böyle bir katliam emri var” diye soran Özkan’a Şahin, “Ben böyle bir şey yapmadım. Sen gözünle gördün mü?” diye cevap verdi.  Özkan ise, “Evli misin, çocuğun var mı yok mu bilmiyorum. Ama evlat acısı yaşasaydın ne yaşadığımızı bilirdin” diye tepki gösterdi. Ağabey Emin Özkan ise, “Şengül Büyükçelebi’nin ifadesini samimi bulmadım. Eşinin öldüğünü söylüyor ancak korkarım Deniz Büyükçelebi karşımıza canlı bomba olarak çıkacaktır” diye belirtti. 
 
‘YÜREGİMİZ YANA YANA GELİYORUZ’
 
Katliamda hem oğlunu kaybeden hem de kendisi yaralanan müşteki Feti Aydın, şunları dile getirdi: “Biz yüreğimiz yana yana İzmir’den, İstanbul’dan geliyoruz, sanık neden duruşmaya gelemiyor. Avukatlarımızı, aileleri ve yaralıları gözaltına alarak ve tutuklayarak adalet mücadelesini bitiremezsiniz. Biz oraya insanlık görevimiz için gittik. Biz yaralıyken, katledilmişken bize biber gazı sıkan polisler de bu katliamdan sorumludur.” 
 
‘HEYET TİYATRO OYNUYOR’
 
Katliamda eşi Cemil Yıldız’ı kaybeden Sultan Yıldız da, beyanlarında “Sanığa sürekli cevap vermeyebilirsin, susma hakkını kullanabilirsin; diyerek mahkeme de katliamın aydınlatılmasını engelliyor. Bu iğrenç katili buraya bile getirmiyorsunuz. Burada bir tiyatro oynuyorsunuz. Ne yaparsanız yapın, bu davanın takipçisiyiz ve asla vazgeçmeyeceğim” vurgusu yaptı. 
 
Söz alan müşteki Şennur Ünlü da, şunları söyledi: “Adalet sizin önünüzde duran kitaplarda, dosyalarda, kanunlarda değil vicdanınızdadır. Ne analar vardır 33 düş yolcusu gibi yiğit doğurur, ne analar vardır, bunun gibi katil doğurur.”
 
‘YENİLERİNİ DOĞURDU’
 
Katliamda hayatını kaybeden Hatice Ezgi Sadet’in babası Ali Sadet, geçen duruşmada davaya müdahil olma taleplerinin kabul edilmesine rağmen tekrardan heyetin “Müdahil olmak istiyor musunuz” diye sormasına tepki göstererek, “Mahkemenin ısrarla katılma talebiniz var mı diye sormasını anlamıyorum. Benim kızıma sözüm var, her şeye rağmen burada olacağım. Maraş, Çorum ve Sivas katliamları açığa çıkarılmadı. Bu katliamlarla devlet hesaplaşmadı. Sorumlu olan devlet yetkilileri yargılanmadı. Devlet bunun da hesabını sormuyor. Hesabı sorulmayan her katliam daha büyük bir katliamı yaşattı. Bu katiller bırakın Müslüman’ı insan bile olamazlar. Bunlar olsa olsa, Yezid'in devamı olurlar” diye konuştu. 
 
BÜYÜKÇELEBİ YARGILANMALI 
 
Duruşmada müştekilerin taleplerini dile getiren Avukat Kazım Bayraktar, Deniz Büyükçelebi’nin evinin Suriye’ye giden birçok DAİŞ'linin uğradığı bir yer olduğunun tanık Şengül Büyükçelebi’nin beyanlarıyla anlaşıldığını belirterek, sanık Şahin ile tanık Büyükçelebi’nin teşhis işlemleri için mahkemeye getirilmesini, tanık Şengül Büyükçelebi’nin sıradan bir eş profili çizmeye çalışsa da verdiği ifadeler ile Suriye gidiş gelişlerinde örgüt talimatıyla hareket ettiğini ortaya çıkardığını ve Büyükçelebi hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. 
 
Ayrıca Şengül Büyükçelebi’ninin üzerindeki cep telefonunu Nizip emniyetine kendisinin teslim ettiğini söylediğini hatırlatan Bayraktar, bu telefonun derinlikli bir şekilde incelenmesini ve kayıtlarının dosyaya sunulmasını, Yakup Şahin ve dosyadaki diğer sanıkların telefonlarının da ayrıca incelenmesini ve HTS kayıtlarının çıkarılıp dosyaya sunulmasını ve sanık Yakup Şahin’in “Beni IŞİD’e örgütleyen kişi” dediği Şeyhmus Sarı’nın DAİŞ'le arasında somut bağlantılar olduğunu vurgulayarak, tanık olarak dinlenilmesinin maddi gerçeği ortaya çıkarmayacağı, bu sebeple Sarı için de suç duyurusunda bulunulmasını istedi.
 
'DAİŞ'LE ÖRGÜTSEL BAĞI BULUNUYOR'
 
Avukat Gülhan Kaya da, tanık Şengül Büyükçelebi’nin ifadesinde verdiği bilgiler ile DAİŞ'le arasında örgütsel bir bağ olduğunu ortaya koymasından ötürü suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Kaya, savcının hayatını kaybedenlerin eşyalarının örgütsel bir delil taşımadığını ve ailelere teslim edilmesine dair kararı olduğunu hatırlatarak, bu kararın uygulanmasını istedi. 
 
Konuşmalar ve müşteki vekillerinin taleplerinden sonra savcı, Şeyhmus Sarı’nın ifadesinin alınması için gerekli talimatların yazılmasını, ailelerin özel eşyalarının kendilerine teslim edilmesini, sanık Yakup Şahin’in tutukluluk halinin devamına ve bir sonraki duruşma da SEGBİS ile hazır bulundurulmasını, Şengül Büyükçelebi’nin Nizip Emniyetine teslim ettiği telefonunun inceleme tutanağının istenmesini talep etti. 
 
DURUŞMA ERTELENDİ 
 
Mahkeme heyeti, tanık Şeyhmus Sarı’nın adresinin tespit edilmesine, ailelere eşyaların teslim edilmesine, müşteki vekillerinin incelenmesini istediği dosyaların bir örneğinin istenmesine, tanık Şengül Büyükçelebi’nin beyanında bahsettiği Suriye de kullandığı bazen eşinin de kullandığını söylediği ve emniyete teslim ettiği telefonun dijital inceleme raporunun istenmesine, teşhis için sunulan fotoğrafları Şengül Büyükçelebi’ye talimat ile teşhis ettirilmesine, sanık Yakup Şahin’in tutukluluk halinin devamına ve bir sonra ki duruşmada SEGBİS ile hazır edilmesine, tanık olarak dinlenen Şengül Büyükçelebi ve Şeyhmus Sarı hakkında IŞİD örgüt üyeliği nedeniyle derdest davaları olduğundan suç duyurusunda bulunulmasına yer olmadığına, bir sonra ki duruşmanın ise 29 Mayıs’ta görülmesine karar verdi.  
 
AÇIKLAMAYA İZİN VERİLMEDİ
 
Mahkeme çıkışı, açıklama yapmak isteyen ailelere, jandarma müdahale ederek izin vermedi.
 

Kaynak: (MA) - Mezopotamya Ajansı Editör:
Etiketler: Suruç, davası:, Sanık, sustu,, heyet, sadece, izledi,
Yorumlar
Haber Yazılımı