Haber Detayı
22 Ocak 2018 - Pazartesi 08:12
 
Bölge halkı Afrin'e yönelik operasyona karşı
Afrin operasyonuna Antep, Diyarbakır, Şırnak, Malatya, Elazığ ve Urfa'da yaşayan yurttaşlardan tepki: İnsanların ölmesine taraftar olamayız.
DÜNYA Haberi
Bölge halkı Afrin'e yönelik operasyona karşı

 

Afrin operasyonuna Antep, Diyarbakır, Şırnak, Malatya, Elazığ ve Urfa'da yaşayan yurttaşlardan tepki: İnsanların ölmesine taraftar olamayız.

 

Türkiye’nin Afrin’e askeri operasyon başlatması bölge illerinden Antep, Diyarbakır, Şırnak,  Malatya, Elazığ ve Urfa’da yurttaşlardan tepki geldi. “Bu savaş Türkiye’yi batağa çekmektir. Biz akrabayız hep, kiminle savaşıyoruz. Kimin savaşı” diye soran yurttaşlar, “Savaşa evet denir mi hiç? Savaşı desteklemek olur mu? Tabi ki karşıyız. Seni, beni yok ki, insanlar ölüyor savaşlarda. Savaş kimseye kazandırmaz insanların ölmesine taraftar olamayız” dedi.

 

Antep Düztepe Mahallesi sakinleriyle Türkiye’nin Afrin’e yönelik başlatmış olduğu operasyonu konuştuk. Yaptığımız görüşmelerde öne çıkan soru şu oldu: Ne için savaşıyoruz? Bu kimin savaşı? İlk girdiğimiz kahvede, gazeteci olduğumuzu söylediğimizde biz sormadan kahve sakinleri soruyor, “Niye girdik savaşa?” Ardından tepkiler sırayla gelmeye başlıyor. Kahveci Ali Abi’ye göre AKP’ye oy verenler bile rahatsız bu durumdan. “İnsanlar huzur istiyor artık” diyor ve ekliyor, “Ben çok tanık oluyorum böyle zamanlarda AKP’ye, MHP’ye oy verenlerin bile rahatsız olduklarını anlattıklarına.” Ardından söze giren İbrahim de bu hamlenin AKP’nin milliyetçi cepheyi toparlama çabası olduğunu ifade ediyor. Onun tepkisi biraz da Türkiye’deki muhalefete, “Başkanlık rejimini kabul etmiyoruz deyip de seçime girmek, sonra seçim sonuçlarını kabul etmek… Böyle meşrulaşıyor iktidarın yaptıkları. Şimdi bakın ‘savaşa hayır’ demek için bile sokağa çıkamaz olduk. ‘Savaş ölümdür’ diyecek olsak, sanki kafamıza çöküp bizi öldürecekler. Bir yandan OHAL, yasaklar, bir yandan da kutuplaşma bu hale getirdi”

 

Antepli yurttaşlar Afrin'e yönelik operasyonu onaylamıyor (Fotoğraf: EVRENSEL)

 

‘BİZ AKRABAYIZ, KİMİNLE SAVAŞIYORSUN?’

Bir başka kahvede Suriyeli üç kişiyle karşılaşıyoruz. Savaşın yıkımını en yakından görenler oldukları için ilk onlara soruyoruz Afrin’i.  Arapça bir deyimi hatırlatıyor, ‘böl, yönet’ anlamına gelen ve ekliyor “Kürt, Türk, Arap kardeşiz. Allah bize akıl fikir versin de bölünmeyelim.” Aynı masada yine Suriye’den geldiğini söyleyen bir Kürt de katılıyor sohbete ve “Bu savaş Türkiye’yi batağa çekmektir. Biz akrabayız hep, kiminle savaşıyorsun? İnşallah ne askerimizin kanı akar ne de oradaki halkın!”

 

‘ATILAN HER BOMBA DAHA FAZLA VERGİ OLARAK DÖNECEK BİZE’

Girdiğimiz dükkânlarda esnaflar da aynı soruyu soruyor “Niye bu savaş? Kimle savaşıyoruz?” Bir tütüncü dükkânında alışverişe gelenler de katılıyor söze, “IŞİD oradayken daha mı güvenliydi? Şimdi Kürtleri güvenlik tehdidi görenler, dün niye IŞİD’i tehdit görmüyorlardı?” Gerekçelere inanmadıklarını belirten dükkân sahibi de ekliyor, “İşsizlik, geçim derdi tavan yapmış. Savaşla hepsi daha da artacak. Dilim varmıyor ama iç savaş tehdidi bile var.” Yine dükkândakilerden bir diğer kişi de şu sözlerle anlatıyor savaşı, “O uçaklardan atılan her bomba, sıkılan her kurşunun hesabı yarın yeni vergiler olarak bizim cebimizden çıkacak. Sorun şu mahallede bir tane borçsuz olan var mı? Yarın daha da borçlanacağız çünkü bir de savaşın faturasını ödeyeceğiz”

 

‘SAVAŞI DESTEKLEMEK OLUR MU HİÇ?’

Son durağımız yine bir kahve oluyor ve ilk olarak ocakçı Ömer Abi’ye soruyoruz ne düşündüğünü. Ömer Abi’nin yanıtı, “Savaşı desteklemek olur mu hiç? Tabi ki karşıyız. Seni, beni yok ki, insanlar ölüyor savaşlarda.” Masalardan da tepkiler yükseliyor, ilk soru yine “Kimin savaşı bu?”. Ardından da ekliyorlar hep bir ağızdan, “AKP’nin gerekçelerine inanmıyoruz, hiç alakası yok. Olan bize olacak!” Hep bir ağızdan verilen tepkilerde yine işsizlik, yoksulluk ilk olarak ifade edilen sorunlardan ve herkes savaşla bu sorunların daha da derinleşeceği görüşünde. İhsan Doğan söz alıyor son olarak. Emekli olduğunu belirten Doğan da savaşa tepki gösterenlerden. Şu sözlerle anlatıyor gerekçelerini, “AKP bittiğinin farkında ve sırf halkı kendi arkasında toplamak için yapıyor bunu. Ne olmuş, toprağımıza mı saldırmışlar? Neyin tehdidi? Hep yalan, sadece kendi iktidarı için yapıyor bunları. Yıllarca dost olduklarıyla düşman olan kendileri ama olan yine bize olacak. Fakir halk ezilecek yine. Askere giden de kim, senin benim çocuğum… Bu diktatörlüktür ve ülkeyi kaosa sürüklüyorlar”

 

‘ATILAN HER BOMBA DAHA FAZLA VERGİ OLARAK DÖNECEK BİZE’

Girdiğimiz dükkânlarda esnaflar da aynı soruyu soruyor “Niye bu savaş? Kimle savaşıyoruz?” Bir tütüncü dükkânında alışverişe gelenler de katılıyor söze, “IŞİD oradayken daha mı güvenliydi? Şimdi Kürtleri güvenlik tehdidi görenler, dün niye IŞİD’i tehdit görmüyorlardı?” Gerekçelere inanmadıklarını belirten dükkân sahibi de ekliyor, “İşsizlik, geçim derdi tavan yapmış. Savaşla hepsi daha da artacak. Dilim varmıyor ama iç savaş tehdidi bile var.” Yine dükkândakilerden bir diğer kişi de şu sözlerle anlatıyor savaşı, “O uçaklardan atılan her bomba, sıkılan her kurşunun hesabı yarın yeni vergiler olarak bizim cebimizden çıkacak. Sorun şu mahallede bir tane borçsuz olan var mı? Yarın daha da borçlanacağız çünkü bir de savaşın faturasını ödeyeceğiz”

‘SAVAŞI DESTEKLEMEK OLUR MU HİÇ?’

Son durağımız yine bir kahve oluyor ve ilk olarak ocakçı Ömer Abi’ye soruyoruz ne düşündüğünü. Ömer Abi’nin yanıtı, “Savaşı desteklemek olur mu hiç? Tabi ki karşıyız. Seni, beni yok ki, insanlar ölüyor savaşlarda.” Masalardan da tepkiler yükseliyor, ilk soru yine “Kimin savaşı bu?”. Ardından da ekliyorlar hep bir ağızdan, “AKP’nin gerekçelerine inanmıyoruz, hiç alakası yok. Olan bize olacak!” Hep bir ağızdan verilen tepkilerde yine işsizlik, yoksulluk ilk olarak ifade edilen sorunlardan ve herkes savaşla bu sorunların daha da derinleşeceği görüşünde. İhsan Doğan söz alıyor son olarak. Emekli olduğunu belirten Doğan da savaşa tepki gösterenlerden. Şu sözlerle anlatıyor gerekçelerini, “AKP bittiğinin farkında ve sırf halkı kendi arkasında toplamak için yapıyor bunu. Ne olmuş, toprağımıza mı saldırmışlar? Neyin tehdidi? Hep yalan, sadece kendi iktidarı için yapıyor bunları. Yıllarca dost olduklarıyla düşman olan kendileri ama olan yine bize olacak. Fakir halk ezilecek yine. Askere giden de kim, senin benim çocuğum… Bu diktatörlüktür ve ülkeyi kaosa sürüklüyorlar”

 

‘SAVAŞ KİMSEYE KAZANDIRMAZ’

Diyarbakır’da Yüksek Kahvede televizyonlardan an be an Afrin operasyonunu izleyen yurttaşlarla konuştuk. Sohbet ettiğimiz inşaat işçisi Halis Yalçıner, Afrin’e girmenin Türkiye’ye bir faydasının olmayacağını söyledi. “Türkiye’ye ne vaat edildi bilmiyoruz” diyen Yalçıner, “Çözüm sürecini şu saatten sonra çok ararlar, masaya oturacak kimseyi bulamayacaklar. Savaş kimseye kazandırmaz insanların ölmesine taraftar olamayız” diye konuştu.
Bir diğer inşaat işçisi Salim Öner Arı ise  Kürtleri öldürerek bitirmeye çalışmak yerine müzakere etmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin çözüm sürecinin kıymetini bilemediğini anlatan Arı, “ Müzakere ederek çözeceği bir sorunu savaşla çözüyor. Kendi iktidarları için 80 milyonu ateşe attılar. OHAL’i 6. defa bu yüzden uzattı. Savaşın daha fazla açlık ve yoksulluk olduğunu batının anlamasını istiyorum. Savaşın iyi bir şey olmadığını bizler yaşadık biliyoruz umarız batıda yaşayanlarda bunu geç olmadan anlar” dedi.

 

URFA’DAN DA TEPKİ

Operasyonu doğru bulmadığını söyleyen Urfa’da işçi olarak çalışan Turan Sarıer, “Suriye’de yarın ne olacağını bilmiyoruz” diyerek ekliyor: “Türkiye yarın tek başına ortada kalabilir. Kaldı ki, içeride çözüm bekleyen bir sürü mesele var. Kendi ülkenizdeki sorunları bırakıp, başka bir ülkenin iç meselesine müdahale etmenin neresi doğru olabilir”

 

‘SORUNLAR DİYALOGLA ÇÖZÜLMELİ’

Şırnak Cizre’de ismini vermek istemeyen inşaat işçisi, “Kimse savaş taraftarı değil. Kaldı ki savaş sorunu daha da karmaşık hale getirir. Sorunlar diyalog yoluyla çözülmelidir. Aksi taktirde bölgede yaşayan halklar bunun bedelini öderler” dedi.

 

‘KÜRT KARDEŞLERİMİN ÖLMESİNİ İSTEMEM’

 

Gürsel İlgin

 

Malatya’da Çavuşoğlu Mahallesinde gazetemize Afrin operasyonunu değerlendiren yurttaşlardan Gürsel İlgin, “Türkiye’de yıllardır Kürtler ve Türklerin kardeşçe yaşadığına ve bu tip operasyonların iki halk arasında ayrışmalara zemin hazırladığına vurgu yaptı. Her türlü savaşa karşı olduğunu dile getiren Gazi Ağan ise “Savaşa karşıyım. Sadece Türkiye de değil. Nerede olursa olsun. Her şeyin demokratik yollarla çözülmesinden yanayım. Her halkın kaderini tayin hakkı olmalı. Ben bir Türk’üm ama Kürtleri kardeş olarak görüyorum ve Afrin’e girilmesini de doğru bulmuyorum. Kürt kardeşlerimin ölmesini istemem. Hele sivil halktan ölmesini asla istemem” dedi.

‘EN KÖTÜ BARIŞ SAVAŞTAN DAHA ÜSTÜNDÜR’

 

TSK’nin başlattığı ve adına Zeytin Dalı operasyonu dediği Afrin operasyonuna dair Elazığ’da konuşan yurttaşlardan kahvehane emekçisi Gürsel Bilge , en kötü barışın savaştan daha üstün olduğunu söyleyerek, “Savaşı zenginler çıkarır ancak yoksullar ölür” dedi. Elazığ’ın Rızaiye Mahallesi’nden Yılmaz adlı bir yurttaş ise  savaş çığırtkanlığı yapanların kullandığı ‘IŞİD’e karşı da yapılmış bir operasyondur’ sözlerinden hareketle “IŞİD’i vurmak istiyorlarsa Türkiye’nin içindeki IŞİD’i temizlesinler” dedi. 

 

Haber ve fotoğraflar: Fatma Keskintimur, Serpil Berk, Beyar Özalp, Ali Güzel, Orhan Kurul, Merdan Şahin, Birkan Gültekin

Kaynak: (Evrensel) - Evrensel Gazete Editör:
Etiketler: Bölge, halkı, Afrin'e, yönelik, operasyona, karşı,
Yorumlar
Haber Yazılımı